Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, İran’ın elindeki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun büyük bir kısmının, saldırılara maruz kalan İsfahan Nükleer Yerleşkesi’ndeki tünellerde bulunduğunun tahmin edildiğini açıkladı.
Viyana (SANA) – Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Associated Press (AP) haber ajansına verdiği mülakatta, İran’ın nükleer programı ve bölgedeki askeri hareketliliğe ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Grossi, Ajansın elindeki uydu görüntülerinin, ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik gerçekleştirilen son hava saldırılarının izlerini gösterdiğini belirterek, “Hâlâ yeni bilgiler almaya devam ediyoruz.” dedi.
İsfahan’daki denetimler haziran ayında durdu
İsfahan’daki denetim faaliyetlerinin, ABD’nin üç nükleer tesise yönelik gerçekleştirdiği bombardımanlar sonrası haziran ayında durduğunu kaydeden Grossi, BM nükleer gözlemcisinin, İran’ın elindeki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokunun önemli bir bölümünün o tarihten bu yana orada saklandığını öngördüğünü ifade etti.
Sürece dair endişelerini dile getiren Grossi, “Maddelerin varlığını ne teyit edebildik ne de yalanlayabildik. UAEA mühürlerinin yerinde olup olmadığını da henüz teyit edemedik. Bunu yapabilmeyi umuyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan, Airbus uyduları tarafından 9 Haziran 2025’te kaydedilen görüntülerde, 18 mavi konteyner taşıyan bir kamyonun, savaşın başlamasından hemen önce İsfahan’daki nükleer teknoloji merkezinde bir tünele girdiği tespit edildi.
İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoku ve silah kapasitesi
UAEA verilerine göre İran, nükleer silah üretimi için gereken yüzde 90 seviyesine teknik olarak çok yakın olan yüzde 60 saflıkta 440,9 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma sahip bulunuyor. Grossi, bu miktarın yaklaşık 200 kilogramının İsfahan’daki tünellerde saklandığına inanıldığını belirterek, Ajansın Natanz ve Fordo tesislerinde de inceleme yapmayı talep ettiğini vurguladı.
Grossi ayrıca, İran’ın mevcut uranyum stokunun, nükleer programın silahlandırılmasına karar verilmesi durumunda 10 adet nükleer bomba üretmeye yetebileceği uyarısını yineledi.
Siyasi uzlaşı veya askeri operasyon vurgusu
İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na (NPT) taraf olduğunu hatırlatan Grossi, uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunun çeşitli ülkelerle istişare edildiğini söyledi. Bu sürecin ancak siyasi bir anlaşma ya da geniş çaplı bir ABD askeri operasyonuyla mümkün olabileceğini belirten Grossi, bu uranyumun İran’dan ayrılmasının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
İran’ın nükleer tartışmaları erteleme ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sonlandırma teklifine de değinen Grossi, bu hamleyi Tahran’ın ABD hedefleriyle (balistik füze programı ve bölgedeki vekillerine yönelik kısıtlamalar) başa çıkmak için izlediği bir taktik olarak nitelendirdi.
ABD yönetiminden ‘nükleer silah’ açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, savaşın ana hedeflerinden birinin İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek olduğunu yinelerken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Fox News’e yaptığı açıklamada, “Herhangi bir anlaşma, İran’ın nükleer silah arayışını kesin ve kalıcı olarak engellemelidir.” ifadelerini kullandı.
İ.K / Ö.E