ŞAM (SANA) – Suriye ile Ürdün arasındaki ekonomik ilişkiler, güçlü coğrafi ve ticari altyapıya dayanmakta olup, entegre tedarik zincirleri ve tamamlayıcı pazar yapıları sayesinde özellikle yeniden imar sürecinde ticaret ve ortak yatırımlarda güçlü bir ivme potansiyeli taşımaktadır.
İki ülke, ticaret ve sanayi odaları arasında imzalanan kardeşlik anlaşmaları ve iş dünyası dernekleri arasındaki mutabakat zabıtalarının güncellenmesi aracılığıyla kurumsal iş birliği mekanizmalarını yeniden işler hale getirmektedir.
Ürdünlü yatırımcı Dhaifallah Abu Aqoula, iki halk arasındaki güçlü tarihi ve sosyal bağların, özellikle taşımacılık ve lojistik alanlarındaki iş birliğinin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Abu Aqoula, Suriyeli iş insanlarıyla yürütülen ortak çalışmaların kara ve deniz taşımacılığı ağlarını güçlendirmeye, ticari işlemleri hızlandırmaya ve teknolojik bilgi alışverişini kolaylaştıracak dijital çözümler geliştirmeye odaklandığını kaydetti.
Yatırım için Elverişli Ortam
Ürdün İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve enerji yatırımcısı Eng. Abdulrahman Abutair, Suriye’nin yeniden imar sürecini desteklemek ve yabancı yatırımlar için uygun bir ortam oluşturmak amacıyla mevzuatın gözden geçirildiğini açıkladı.
Abutair, yatırım yasasındaki şeffaflık, vergi teşvikleri ve gümrük düzenlemelerinin yatırımcı güvenini pekiştiren ve sermayeyi Suriye’ye çeken ana unsurlar olduğunu vurguladı.
Özellikle enerji sektöründe Ürdün yatırımlarının büyük fırsatlar sunduğunu belirten Abutair, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirecek net bir yatırım yol haritası için Suriyeli yetkililer ile iş dünyası arasındaki iletişimin sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Geniş İş Birliği Perspektifi
Ürdünlü yatırımcı Mahmoud Wafiq Freihat, son dönemde yapılan ikili ekonomik toplantıları, Şam ile Amman arasındaki tarihi ilişkilere paralel olarak ticaret ve sanayi iş birliğini güçlendiren kritik bir adım olarak değerlendirdi.
Freihat, mevcut Suriye mevzuatının Arap sermayesinin katılımını teşvik ettiğini ve uzun vadeli ortaklık fırsatlarını artırdığını vurguladı.
Ekonomi uzmanı Raymon Al-Abdullah ise Ürdün’ün, özellikle yeniden imar projeleri kapsamında Körfez ülkelerinden Suriye’ye yönelen yatırımlar için stratejik bir geçiş koridoru konumunda olduğunu belirtti.
Al-Abdullah, ikili ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesinin bölgesel istikrara olumlu etkiler yapacağını, ticaret ve turizmi canlandıracağını, gıda güvenliği ve döviz akışı gibi göstergelerin iyileştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Al-Abdullah ayrıca, iki ülke arasındaki başlıca geçiş noktalarından biri olarak kabul edilen Nassib Sınır Kapısı’nın lojistik maliyetleri düşürme ve Körfez pazarlarına yönelik tarım ve hayvancılık ürünleri dahil olmak üzere malların taşınmasını kolaylaştırma açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Ticaret Hacminde Artış
Ürdün’ün Şam Büyükelçisi Dr. Sufyan Qudah, Ürdün’ün Suriye’ye ihracatının Kasım 2024’te yaklaşık 98 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini, Kasım 2025’te ise yaklaşık 554 milyon dolara çıkarak yüzde 600’lük bir artışa işaret ettiğini duyurdu.
Buna paralel olarak, Suriye’nin Ürdün’e ihracatı da 2024’te yaklaşık 79 milyon dolardan, Kasım 2025’te yaklaşık 110 milyon dolara yükselerek ikili ticaretteki artışı gösterdi.
Ürdün İstatistik Dairesi verilerine göre, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi geçen yılın ilk 11 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 185 oranında arttı.
Bu çerçevede, 12 Şubat’ta Şam’da düzenlenen Suriye-Ürdün İşbirliği ve Yatırım Forumu, iki ülke arasındaki ticaret ve iş birliğini geliştirmek amacıyla önemli bir adım olarak öne çıktı.
Söz konusu forum, 2 Şubat’ta Amman’da gerçekleştirilen Suriye-Ürdün Ekonomik Forumu’nun ardından düzenlendi ve toplantılarda kamu ile özel sektör arasında doğrudan iş birliğinin güçlendirilmesi ve iki ülke için sürdürülebilir, karşılıklı fayda sağlayan bir ekonomik kalkınma perspektifi ele alındı.
Ö.E / R.Y