Şam (SANA) – Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında, Şam’daki Qabbani Tiyatrosu, Cuma günü gerçekleştirilen kültürel ve sanatsal bir etkinlikle kapılarını açtı. Etkinlikte, Arap Uluslararası Üniversitesi öğrencilerinin (ikinci dönem) “Yedinci Gün” adlı teknik tiyatro gösterisi ve Tango gösterisi sahnelendi.
Bu kutlama, tiyatronun hem geleneği hem de modernliği bir araya getiren canlı bir alan olarak rolünü bir kez daha vurguladı ve tiyatroyu insan ifadesinin önemli bir sahnesi olarak öne çıkardı.
Tiyatro… Yaratıcıların Evi
Açılışta konuşan Qabbani Tiyatrosu Müdürü Asima Yusuf, Dünya Tiyatrolar Günü’nün, sanat ve sevgi ile yenilenen bir buluşma olduğunu belirtti: “Beni gerçek sevgiyle tanıştıran bu mekânın kalbinden söylüyorum; Qabbani Tiyatrosu, yaratıcıları kucaklayan evimiz olarak kalacak. Gelin tiyatro perdelerini, izleyicilerin heyecanla beklediği gerçek eserler için açalım.”
Yusuf, tiyatronun karşılaştığı zorluklara da değinerek, özellikle yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte tiyatronun öneminin arttığını vurguladı. Maddi güçlüklerin gölgesinde bile sahnenin sanatçılar için son sığınak olduğunu belirten Yusuf, tiyatroyu “sanatların babası” olarak tanımladı ve sanatçılara bilet gelirlerinden pay verilmesi ile bilet fiyatlarının eserlerin değerine uygun hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Küresel Mesaj: Tiyatro, Teknolojiyle Değiştirilemez Bir Hayattır
Etkinlikte, Amerikan oyuncu ve yapımcı William Dafoe’un mesajı, Sinema Genel Müdürü Cihad Abdu tarafından okundu: “Sinemayla dünyaya açıldım, ama köklerim hep tiyatroda derinlere kök salmıştı.” Mesajda, izleyicinin önemine vurgu yapıldı; tiyatronun gerçek anlamının, kaç kişi olursa olsun, izleyiciyle kurduğu bağda saklı olduğu ifade edildi.
İnternet insanlara sorular sorabilir, ancak tiyatronun yarattığı şaşkınlık ve etkiyi nadiren oluşturur.
Estetik ve Deneysel Gösteriler
“Hasmik Slakyan” yönetimindeki Tango Addicts Okulu, Arjantin tangosu ve uluslararası valsi harmanlayan bir dans gösterisi sundu. “Yedinci Gün” adlı tiyatro oyunu ise yazar ve yönetmen Kefah El-Khous tarafından üç boyutlu tekniklerle sahnelenerek, karmaşık psikolojik ve felsefi dünyaları ekrana taşıdı.
Oyun, gizemli Dr. “X” tarafından yönetilen bir laboratuvarda, dört dışlanmış karakterin psikolojik testlere tabi tutulmasını konu aldı. Bu süreçte karakterler, hafıza kaybı yaşayan yedi günlük deneyimlerinde iyilik ve kötülük, merhamet ve zalimlik gibi insanî durumlarla sınandı. Gösteri, yazar Zakaria Tamer’in “Onuncu Gün Kaplanları” hikayesinden esinlendi.
Tiyatro… Acının Aynası ve Halkın Sesi
Tiyatro ve Müzik Müdürü Nuwar Belbel, SANA’ya yaptığı açıklamada, tiyatronun halkın acılarını ve kaygılarını aktardığını belirtti: “Tiyatro, herkes için açık bir kitap ve sanatçı ile izleyici arasındaki en samimi sanattır. Tiyatrocuları her tür sahneyle, komediden trajediye, yaratıcı olmaya davet ediyorum.” Belbel, işkence ve baskı sonucu hayatını kaybedenlerin sessizliğine değinerek, gösterinin bunu tam olarak yansıtamadığını söyledi.
Cihad Abdu ise performansın estetik düzeyi, içerik ve sahne tasarımı açısından yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti; ekran kullanımı ve oyuncuların perde arkasındaki varlığı, tiyatronun bilinçlendirme ve ufuk açma görevlerini yeni bir estetik biçimde sağladı.
Gençleri Desteklemek, Tiyatronun Kalkınması İçin Şart
Oyunun yönetmeni Kefah El-Khous, hazırlık sürecinin üç aylık yoğun bir atölye çalışmasıyla gerçekleştiğini ve öğrencilerin metni yazıp birlikte son haline getirdiklerini açıkladı. Yusuf, öğrencilerin deneyimlerini desteklemenin önemini vurguladı ve tiyatronun üretim eksikliği, onarım ihtiyacı ve maddi destek gereksinimine dikkat çekti.
Medya öğrencisi Khalil Luqmasha, oyunun insan üzerindeki baskıları vurguladığını, ancak direniş örneklerine yer vermediğini belirtti ve babasının gözaltında öldürülmesini örnek gösterdi.
Dünya Tiyatrolar Günü, 27 Mart’ta her yıl UNESCO’ya bağlı Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nün girişimiyle kutlanıyor. Bu gün, tiyatronun insanî bir sanat olarak önemini vurgulamak, sanatçıları desteklemek, toplumsal farkındalık yaratmak ve ülkeler arası kültürel diyaloğu geliştirmek amacıyla düzenleniyor. Her yıl okunan mesajla, tiyatronun teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, doğrudan insan iletişimi için eşsiz bir alan olduğu vurgulanıyor.
R.Y




