ŞAM (SANA) – Şam’daki tarihi Emevi Camii’nin avlusunda yer alan Hazine Kubbesi, zarif mimarisi ve derin tarihiyle ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Yüzyıllar boyunca binlerce el yazmasını barındırdığı düşünülen bu yapı, Şam’ın kültürel mirasının önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Hem sanatsal hem de mimari açıdan dikkat çeken kubbe, İslam dünyasının en eski el yazması depolarından biri olarak tanınıyor ve uzun yıllardır tarihi üzerine araştırmalar yapılmaktadır.
İlk İslam Kütüphanelerinden Biri
Bazı kaynaklara göre, İslam dünyasının ilk kütüphanelerinden biri, Şam’da, Emevi hanedanı döneminin önemli bilim insanlarından Halid bin Yezid tarafından kuruldu. Bu kütüphanede, Kıpti, Yunanca ve Süryanice dillerine çevrilmiş eserler toplanıyor ve kimya, tıp, astronomi gibi alanlarda çalışmalar yapılıyordu.
Konumu ve Mimari Özellikleri
Hazine Kubbesi, Emevi Camii’nin avlusunun batı tarafında yer alıyor. Sekizgen planlı yapı, sekiz Korint başlıklı sütun üzerine inşa edilmiş. Girişi güney cephesinde bulunuyor ve kubbeye merdivenle çıkılabiliyor. Osmanlı döneminde dış kaplama yenilenmiş ve cephede siyah-beyaz taşlar dönüşümlü olarak kullanılmış. Geleneksel anlatımlara göre, kubbenin yedi kapısı, yedi kilidi ve yedi anahtarı bulunuyor, bu da içinde saklanan değerli belgelerin güvenliğini sağlamaya yönelikti.

İnşa Edilmesi ve Kullanım Amacı
Kubbe, Abbasiler döneminde, Hicri 192 (Miladi 789) yılında El-Fadl bin Salih bin Ali El-Abbasi tarafından inşa edildi. Başlangıçta idari belgeler ve vakıf gelirleri için bir depo olarak kullanılan yapı, zamanla eski el yazmaları ve Kur’an nüshalarını saklamak için kullanılmaya başlandı. 1991 ve 1996 yıllarında restore edilen kubbe, şu an büyük ölçüde boş durumda. Geçmişte, vergi gelirleri ve diğer mali kaynaklar burada kaydedilirken, çalışanların maaşlarına dair kayıtlar da tutuluyordu.
El Yazmalarının İncelenmesi ve Keşifler
19.yüzyılın sonlarında, Suriye valisi Nazım Paşa’nın izniyle kubbe açıldı ve Şamlı alimler tarafından incelenmeye başlandı. Bu çalışmalar sonucunda, 1909’da Berlin’e gönderilen 1558 el yazması arasında Arapça, Yunanca, Latince ve diğer dillerde yazılmış metinler bulundu. Bazı belgeler, 5. yüzyıla kadar uzanıyordu. Bu dönemde, Şam’a gelen Bruno Violet, yazmaları inceleyip sınıflandırmış, bazı belgeler tekrar Şam’a iade edilmiştir. Öne çıkan buluntular arasında, eski Süryanice Estrangelo yazısıyla yazılmış bir Tevrat parçası yer alıyordu.

Kubbe içinde bulunan belgeler arasında, Latince, Ermenice, İbranice, Aramice ve Samaritanca yazılmış parşömenler bulundu. Bazı belgeler, Sultan II. Abdülhamid’in talimatıyla İmparator II. Wilhelm’e hediye edildi. Bazı eserler ise İstanbul’a gönderildi. Ancak, bir kısmı geri kazanılarak Şam Ulusal Müzesi’nde korunmaya başlandı. En değerli parçalar arasında Hicri 298 (Miladi 911) yılında bağışlanan bir Kur’an el yazması yer alıyor.
Tarihi Mirasın Kültürel Zenginliği
Hazine Kubbesi, günümüzde hala Emevi Camii’nin avlusunda yer almakta ve Şam’ın tarihsel bilgi ve kültür merkezi olarak önemini sürdürmektedir. Tarihçilere göre, Emevi Camii kompleksi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin şehirde bıraktığı izleri yansıtan önemli bir kültürel miras taşıyor.
N.W.A / R.Y