ŞAM (SANA) – Eski Sednaya Cezaevi tutukluları tarafından sahnelenen “Mahkûmun Nabzı” adlı tiyatro oyunu, Şam’daki Ebu Rummane Arap Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tiyatro Haftası etkinlikleri kapsamında izleyiciyle buluştu.
Oyun, eski rejim döneminde cezaevlerinde yaşanan insanî ve psikolojik acıları sanatsal bir dille kamuoyuna aktarmayı amaçlıyor.
Sahnedeki Gerçek Cezaevi Koşulları ve İnsan Hakları İhlalleri
Lina Naci’nin vizyon ve diyaloglarıyla hazırlanan eser, Sednaya Cezaevi’nden sağ kurtulan eski tutukluların performanslarıyla sahnelendi. Gösteri, cezaevindeki koğuşlarda yaşanan açlık, susuzluk ve hastalık koşullarını, infaz sahnelerini ve rejim ihlalleri sonucu kaybolan tutukluların akıbetini konu alıyor. Ayrıca özgürlüklerine kavuştuktan sonra dahi devam eden derin psikolojik etkileri izleyiciye aktarıyor.

Tutukluların Sesi Psikolojik Destek ve Toplumsal Uyum Talebi
Eski tutuklulardan Ahmed Süleyman El-Hamed, oyunun amacının tutukluların sesini ve yaşadıkları acıları topluma duyurmak olduğunu belirterek, birçok eski mahkûmun hâlen psikolojik rahatsızlıklar ve kronik hastalıklarla mücadele ettiğini, gerekli desteğin sağlanmasını umut ettiklerini ifade etti.
Muhammed Abdullah Sentiha ise oyunun, tutukluların maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik işkencenin boyutlarını anlatmayı hedeflediğini vurgulayarak, cezaevinden çıkanların gerçek anlamda sağlık ve psikolojik bakıma ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

Muhyiddin Ahmed El-Humsi, eserin tutukluların iç dünyalarındaki diyalogları ve ailelerine dair duydukları korku ve endişeleri belgelediğine dikkat çekerken, Ammar Muhammed Beşar Doğmuş, Sednaya tutukluları meselesinin, onların yeniden topluma uyum sağlamalarını kolaylaştıracak psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Gösteri, tiyatronun yaşanan ihlaller ve acılar karşısında bir belgeleme aracı ve canlı bir hafıza işlevi gördüğünü vurgularken, gelecek nesillerin benzer trajedileri yaşamaması için güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
Y.K/İ.K


