HAMA (SANA) – Beton her zaman soğuk, katı ve sessiz bir yapı malzemesi olarak bilindi. Ancak bazı ellerde, suyla karışan bu gri madde duvar olmak yerine anlatmaya, taşımak yerine hissettirmeye başlıyor. Hama’da yaşayan genç sanatçı Nidal El-Hasan, bilinen adıyla “Hayal”, betonu işlevsel bir maddeden çıkararak çağdaş bir ifade aracına dönüştürüyor.
Onun atölyesinde beton, kalıplara dökülen sıradan bir karışım değil; sabrın, denemenin ve hayal gücünün sonucu olan bir sanat diline dönüşüyor. Silikon kalıplara dökülen her parça, sertliğin içinden doğan bir estetik arayışın izlerini taşıyor.
Bir Çocukluk Merakından Sanatın Patikasına
“Hayal”, üretme tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını anlatıyor. Gördüğü bir nesne ya da fikir, onu yalnızca izlemeye değil, yeniden üretmeye itmiş. İki yıl önce internette izlediği basit videolarla beton sanatıyla tanışması, bu merakın yeni bir evreye geçmesini sağladı. Ancak kısa sürede bu alanın yalnızca çimento ve sudan ibaret olmadığını fark etti.

Beton, hassas oranlar, zamanlama ve deneyim isteyen zor bir malzemeydi. Her deneme, yeni bir bilgiye açılan kapı oldu. “Yanılmadan öğrenmek mümkün değil,” diyen sanatçı için hata, sürecin ayrılmaz bir parçasıydı.
En Büyük Engel: Maliyet ve Çözüm Arayışı
Beton sanatı, yapı sektöründen sanat alanına taşındıkça, özel karışımlar ve yüksek maliyetler yeni üreticiler için ciddi bir engel oluşturdu. “Hayal” bu noktada aylar süren bir deneme sürecine girdi. Evinde kurduğu küçük laboratuvarda çimento, kum ve dolgu maddelerini farklı oranlarda test ederek hem dayanıklı hem de ekonomik bir karışım geliştirdi.
Ortaya çıkan bu özel formül, onun üretimlerinin temelini oluşturdu ve zamanla imzası haline geldi.
Camdan Bir Zırh, Işıktan Bir Çehre
Sanatçının geliştirdiği en dikkat çekici yeniliklerden biri ise, beton yüzeylere cam benzeri bir parlaklık kazandıran ve aynı zamanda çatlama ile neme karşı koruma sağlayan özel bir kaplama oldu. Uzun süren denemeler sonucu ortaya çıkan bu formül, bugün yalnızca kendi eserlerinde değil, yerel zanaatkârlar arasında da yaygın olarak kullanılıyor.

Başlangıçta kişisel bir çözüm olarak geliştirilen bu kaplama, zamanla küçük bir yerel üretim döngüsünün tetikleyicisine dönüştü.
Kalıpların Ötesinde Her Parçaya Özel Dokunuş
“Hayal”, seri üretime mesafeli duruyor. Ev dekorasyonundan heykelsi objelere, çağdaş mobilyalara kadar uzanan tasarımlarında aynı kalıpları kullansa bile, her parçaya mutlaka farklı bir dokunuş ekliyor. Mermerimsi geçişler, gömülü detaylar ve yüzey oyunları, eserlerine özgünlük kazandırıyor.
“Beton serttir ama ona nefes aldırmak mümkün,” diyen sanatçı, her parçanın kendine ait bir karakter taşıması gerektiğine inanıyor.
Gelir Kaynağından İlham Merkezine
Beton sanatı şu an onun için ikinci bir gelir kaynağı olsa da, asıl değerini ifade alanı olmasında buluyor. Geleceğe dair hayali ise, yalnızca ürün satan bir dükkân değil; ilham veren, üretimi teşvik eden bir atölye-mağaza kurmak.
“İnsanların sadece malzeme alacağı değil, üretme isteğiyle çıkacağı bir mekân hayal ediyorum,” diyerek bu alanı yerel yaratıcılığa yapılan bir yatırım olarak görüyor.

Yarınlara Miras: Bir İlham Mabedi
“Hayal”, üretmek isteyenlere tek bir mesaj veriyor: Başlamak cesaret ister. Hatalar son değil, yolun başlangıcıdır. Onun için beton artık bir yapı malzemesi değil; sertliğin içinden anlam çıkaran bir sanat dilidir.
Ve bu dil, doğru ellerde, en katı maddelerin bile estetik bir hikâye anlatabileceğini kanıtlıyor.
İ.K