ŞAM (SANA) – Kisan, Şarki, Tuma, Sagir, Cabiye, Faradis ve Canik… Şam’ın tarih boyunca ün kazanan yedi kapısının her biri, yüzyılların biriktirdiği hikâyeleri taşır. Ordular bu kapılardan geçti, kervanlar buradan şehre girdi, yolcular yine buradan ayrıldı. Zamanla bu kapılar, Şam’ın yalnızca savunma unsurları değil, aynı zamanda gökyüzüyle ilişkilendirilen sembolik muhafızları hâline geldi.
Dünyanın en eski kesintisiz yerleşim şehirlerinden biri olarak kabul edilen Şam, medeniyetlerin yükselişine ve çöküşüne tanıklık etti. Helenistik, Roma, Bizans ve İslam dönemlerinin izleri, kentin mimarisinde ve şehir planında iç içe geçti. Bu uzun tarihsel etkileşim, Şam’ı benzersiz bir kültürel miras merkezi hâline getirdi.
Tarih boyunca birçok istilaya sahne olan şehir, savunma amacıyla Helenistik dönemde taş surlarla çevrildi. Roma döneminde ise bu surlar yenilendi ve şehre giriş-çıkışı düzenleyen kapılar inşa edildi. Roma kaynaklarına göre, bu kapıların her biri o dönemde bilinen yedi gezegenden birine atfedildi; böylece şehir planı kozmik bir sembolizmle bütünleşti.
Ünlü coğrafyacı Yâkūt el-Hamevî, Mu‘cemü’l-Büldân adlı eserinde “Tufan’dan sonra yeryüzünde inşa edilen ilk surun Şam suru olduğunu” aktarır. Zaman içinde bazı kapılar kapatıldı, bazıları yeniden açıldı; kimileri ise modern yapılaşmayla ortadan kayboldu. Ancak adları ve taşıdıkları anlamlar, Şam’ın kolektif hafızasında yaşamayı sürdürdü.
Bab Kisan (Kisan Kapısı)
Şam’ın güneydoğusunda yer alan Bab Kisan, Roma dönemine tarihlenen en eski kapılardan biridir.
Güney mahallelerine hâkim stratejik bir noktada inşa edilen kapı, antik kaynaklarda gezegen Satürn ile ilişkilendirilmiştir.

Yunan mitolojisinde tarım ve zamanla, Roma geleneğinde ise Kronos ile bağdaştırılan bu sembol, kapının tarihsel önemini pekiştirir
Bab Tuma (Tuma Kapısı)
Şehrin kuzeydoğusunda bulunan Bab Tuma, antik Şam’ın yedi ana kapısından biridir. Roma döneminde inşa edilen kapı, taş kemeri ve gözetleme amaçlı balkonlarıyla dikkat çeker.
Kapı, gezegen Venüs ile ilişkilendirilmiş; Yunan geleneğinde aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’i, Roma geleneğinde ise Venüs’ü simgelemiştir.

Bab Şarki – Doğu Kapısı
Şam’ın doğu cephesinde yer alan Bab Şarki, kentin en önemli girişlerinden biri olmuştur.
Tarih boyunca çarşılara ve ticaret yollarına açılan bu kapı, klasik Şam mimarisinin zarif taş kemerlerini yansıtır.
Roma döneminde Güneş ile ilişkilendirilen kapı, Yunan mitolojisinde Helios’u, Roma’da ise Sol’u temsil etmiştir.

Bab es-Sagir (Küçük Kapı)
Şehrin güneybatısında bulunan Bab es-Sagir, adını diğer kapılara kıyasla daha küçük olmasından alır. Buna rağmen stratejik önemi büyüktür.
Kapı, gezegen Mars ile sembolik olarak ilişkilendirilmiş ve Eski Şam’ı çevredeki yeni yerleşimlerle bağlayan geçitlerden biri olmuştur.

Bab ec-Cabiye (Cabiye Kapısı)
Şam’ın batısında yer alan Bab ec-Cabiye, tarih boyunca Halep, Ürdün ve Filistin yönünden gelen ticaret kervanlarının ana geçiş noktasıydı.
Adını çevresinde kurulan pazarlar ve vergi toplama alanlarından alan kapı, gezegen Jüpiter ile ilişkilendirilmiştir. Bu yönüyle ekonomik ve idari bir merkez işlevi de görmüştür.
Bab el-Faradis (Cennet Kapısı)
Eski Şam’ın güneyinde bulunan Bab el-Faradis, adını “cennet” anlamına gelen Faradisten alır. Şam’ın tarih boyunca “yeryüzünün bahçesi” olarak anılmasının simgesel bir yansımasıdır.
Kapı, gezegen Merkür ile ilişkilendirilmiş; Yunan mitolojisinde Hermes’i, Roma geleneğinde ise Merkür’ü temsil etmiştir.

Bab Canik (Canik Kapısı)
Bab es-Selam ile Bab Tuma arasında yer alan Bab Canik, Ay ile sembolik olarak ilişkilendirilmiştir.
Yunan mitolojisinde Selene, Roma geleneğinde Luna ile özdeşleştirilen kapı, Bizans döneminde Hz. İsa’nın doğumuna atfen “Doğuş Kapısı” olarak adlandırılmıştır. Şehrin kuzey kapılarından biridir.
Kuzey Cephesi ve Doğal Koruma
Şam surlarının kuzey cephesinde kapı sayısının fazla olması, bu bölgenin doğal koruma avantajlarından kaynaklanır. Barada Nehri ve kolları (Akrabani ve Daiyani) ile Kasiyun Dağı eteklerinin engebeli yapısı, tarih boyunca bu yönden saldırı ihtimalini azaltmıştır.
İç Mahalle Kapıları (Küçük Kapılar)
Ana kapıların yanı sıra, eski Şam mahallelerini korumak amacıyla inşa edilen daha küçük kapılar da bulunur. Bab Srice, Bab Zokak el-Burğul ve Bab Musalla bunlar arasındadır.
Bab Zokak el-Burğul, Bab ec-Cabiye içindeki kadınlar çarşısında yer alır. Büyük ahşap kapısının içinde bulunan ve gece geçişleri için kullanılan küçük kapı (Bab Hokka), dar ve alçak yapısıyla dikkat çeker. Adının, geçmişte bölgede yapılan bulgur ticaretiyle bağlantılı olduğu aktarılır.
Bab es-Salihiye, Kasiyun Dağı’nın güney eteklerindeki Salihiye yerleşimine atfen adlandırılmıştır ve Şam’ın surlar dışına doğru genişlemesini simgeler.
Bab Ayn el-Kuruş ise adını El-Verd Camii yakınında bulunan küçük bir su kaynağından alır. Rivayetlere göre geçmişte bu bölgeye giriş için sembolik bir “Suriye kuruşu” ödenmesi gerekirdi.
Şam’ın kapıları, yalnızca taştan inşa edilmiş savunma yapıları değildir; gökyüzüyle, mitolojiyle ve şehir yaşamıyla kurulan çok katmanlı bir ilişkinin izlerini taşır. Bugün bazıları ortadan kaybolmuş olsa da, adları ve hikâyeleri Şam’ın hafızasında yaşamayı sürdürür. Bu kapılara bakmak, yalnızca bir şehrin değil, insanlığın ortak tarihine açılan sembolik bir eşiği aralamaktır.




