İller (SANA) – Suriye devriminin yıldönümünde, toplumsal direnişin hafızasında önemli duraklar yeniden hatırlanıyor. Bu süreçte Suriyeli kadınların eğitim, sağlık, insani yardım ve sivil savunmadaki etkin rolü öne çıkarken, kültürel ve sanatsal faaliyetler de devrim hikâyesini sahneye taşıyarak topluma aktarmayı sürdürüyor. Böylece sahadaki mücadele ile yaratıcı ifade biçimleri bir araya geliyor.
Eğitim ve insani yardımdaki etkin rol
Şam kırsalındaki Doğu Guta’da kuşatma ve yoğun bombardımana rağmen kadın öğretmenler görevlerini sürdürdü. Öğretmen Menar Fevvaz, derslerin sabah erken saatlerde başlayıp bombardıman yoğunlaşmadan sona erdiğini belirterek, bunun öğrencilerin güvenliği ve eğitimin devamlılığı için yapıldığını söyledi. Kadın öğretmenler sadece eğitim vermekle kalmadı; çocuklara psikolojik destek sağladı ve devrim koşullarına uygun alternatif müfredatlar geliştirdi.
Sağlık alanında ise Alaa Hamuriye, Erbin kentinde kadınların direnişine örnek oldu. Hamuriye ve ekibi, “Rahme Merkezi”nde hemşire ve ilk yardım görevlisi olarak çalıştı. Tıbbi malzeme eksikliğine rağmen basit araçlarla yaralılara evlerde ve sığınaklarda müdahale etmeyi sürdürdüler.
Sivil savunmada kadınlar: Risklere rağmen hayat kurtarma
Vidad Veyha, Doğu Guta’dan zorla göç ettirilmesine rağmen sivil savunma ekipleriyle çalışmayı sürdürdü. Babasını ve eşini kaybetmesine, ayrıca kimyasal saldırıdan sağ kurtulmasına rağmen sahadaki zorluklara karşı mücadele etmeye devam etti.
Veyha, yaşadığı ağır deneyimlerin insani çalışmalara devam etme motivasyonunu artırdığını belirterek, bugün savaş kalıntılarına karşı farkındalık kampanyalarına katıldığını ve çocuklara moral vermeye çalıştığını ifade etti.
Kayıplara karşı kadın dayanışma ağları
Şam’ın Jobar Mahallesi’nden Safa Kamel, eşinin rejim hapishanelerinde hayatını kaybetmesinin ardından bir dayanışma süreci başlattı. Kamel, 88 kadından oluşan bir ağ kurarak dul kadınlara destek sağladı, şehit çocuklarının bakımını üstlendi ve etkilenen ailelerin ihtiyaçlarını kayıt altına aldı. Bu girişim, kadınların kayıpları örgütlü bir toplumsal güce dönüştürebildiğini gösteriyor.
Sanat sahnede: Tartus’ta devrim anısına tiyatro
Suriyeli kadınların sahadaki etkin rolü sürerken, kültürel ve sanatsal çalışmalar da bu tabloyu tamamlıyor. Tartus’ta Arap Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Suriye Hikâyemiz” adlı tiyatro oyunu, Gezici Tarım Tiyatrosu tarafından izleyiciyle buluşturuldu. Oyun, Suriye tarihinden kesitler sunarak halkın fedakârlıklarına dikkat çekti ve sanatın bilinç oluşturmadaki rolünü öne çıkardı.
Tartus Tarım Müdürü Muhammed Ahmed, eserin ülkenin son yıllarda yaşadığı kayıpları yansıttığını ve Suriyelilerin farklı kültürlerine rağmen fedakârlıklar sayesinde birlik içinde olduğunu belirtti.
Oyunun yazarı ve yönetmeni Mazen Nizam, eserin Suriyelilerin özgürlük öncesi ve sonrası yaşadıklarını anlattığını, herkesin onurlu bir yaşam hakkına sahip olduğunu vurguladığını ve sanatın insani mesajları güçlü şekilde iletebildiğini ifade etti.
Gezici Tarım Tiyatrosu Başkanı Ragıb İsmail, ziraat mühendislerinin yalnızca toprağı değil, değerleri ve ilkeleri de “ektiğini” belirterek, oyunun hem eğitsel hem de sanatsal bir mesaj taşıdığını kaydetti.
Suriyeli kadınların sahadaki çabaları ile sanatın sunduğu anlatım birleşerek, ulusal hafızanın korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamaya devam ediyor.
Y.K / Y.H