ŞAM (SANA) – Suriye’de 2011–2024 yılları arasında devrik rejimin halka karşı yürüttüğü savaşın geride bıraktığı en ölümcül miraslardan biri olan mayınlar ve patlamamış mühimmatla mücadelede, Suriyeli kadınlar giderek daha görünür ve etkili bir rol üstleniyor.
Toplumsal hayatta daha fazla sorumluluk alan kadınlar, bugün yalnızca insani yardım, eğitim ya da sağlık alanlarında değil; yüksek risk içeren mayın temizleme çalışmalarında da ön safta görev yapıyor.
Ölümcül Bir Miras: Rejimin Döşediği Mayınlar
Suriye, dünyada mayın ve savaş artığı patlayıcılarla en fazla kirlenmiş ülkeler arasında yer alıyor.
2011–2024 yılları arasında devrik rejim güçleri, yerleşim alanlarına, tarım arazilerine ve ulaşım güzergâhlarına yaygın biçimde mayınlar ve el yapımı patlayıcılar döşedi. Bu durum, siviller için kalıcı ve yaygın bir tehdit oluşturdu.
Bir köye geri dönüş ya da tarlaya adım atmak, birçok bölgede hâlâ ölümle yüz yüze gelmek anlamına geliyor.
Sahada Kadınların Artan Rolü
Bu tehditle mücadele kapsamında uluslararası kuruluşlar ve yerel ortaklar, kirlenmiş alanların haritalanması, temizlenmesi ve risk farkındalığının artırılması için çalışmalar yürütüyor. Bu alanda faaliyet gösteren THE HALO Trust, kadın ve erkeklerden oluşan yeni bir Suriyeli teknisyen kuşağının yetişmesine katkı sağlıyor.
Kadın ekip üyelerinin sahadaki varlığı, yalnızca temsiliyet açısından değil, somut sonuçları bakımından da kritik önem taşıyor. Özellikle aileler ve kadınlarla doğrudan temas kurulması, riskli alanlara dair bilgi toplanması ve önleyici mesajların yayılması, kadınların aktif katılımı olmadan çoğu zaman mümkün olmuyor.
Ağır Bilanço
THE HALO Trust’ın Bölge Müdür Yardımcısı Mouayad El-Nufali’ye göre, devrik rejimin döşediği mayınlar ve savaş artığı patlayıcılar nedeniyle yaşanan kayıplar endişe verici boyutlarda.
El-Nufali, 8 Aralık 2024’ten bu yana ülkede 1.250’den fazla vakanın kayda geçtiğini; bunların yaklaşık yarısının hayatını kaybettiğini belirtiyor.
Hayat Kurtarmak İçin Sahada
Mayın temizleme alanında öne çıkan isimlerden Lama Hac Kadur, bu alanda eğitim almış kadınlardan biri olarak Suriye sivil koruma çalışmalarının yeni yüzünü temsil ediyor. Kadur, temel motivasyonunu şu sözlerle ifade ediyor: “Öncelikli amacım insanları korumak ve hayat kurtarmak. Özellikle ailelerle ve kadınlarla iletişimde kadın ekip üyeleri vazgeçilmez. Onlar olmadan hayati bilgilerin paylaşılması mümkün olmuyor.”
Yeniden İnşanın Sessiz Kahramanları
Kadınların bu teknik ve son derece tehlikeli alandaki artan varlığı, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde üstlendikleri rolün de bir göstergesi. Tarım arazilerinde, yıkılmış mahallelerde ve yeniden yerleşime açılan sokaklarda yürütülen arama ve temizleme çalışmaları, topluluklara en temel hakkı geri kazandırıyor: korkusuzca ve güvenle yaşama hakkı.
Suriye enkazdan yükselirken, sahada görev yapan kadınların kararlılığı açık bir gerçeği ortaya koyuyor. Ülkenin yeniden ayağa kalkması, kadınların katkısı olmadan mümkün değil; çoğu zaman bu süreç, onların cesareti ve emeği sayesinde ilerliyor.
R.Y


