ŞAM (SANA) – Suriye Gazeteciler Birliği, Kurtuluş ve Zafer Günü anması kapsamında Şam’daki “Seven Gates Hotel”de düzenlediği diyalog oturumlarını sürdürdü.
Oturumların ilkinde “Suriye Basını ve Nefret Söylemiyle Mücadele”, ikinci oturumda ise “Suriye Medyası: Özgürlük Sınırları ve Toplumsal Sorumluluk” başlıkları ele alındı. Tartışmalar, ulusal medyanın rolünü güçlendirecek sonuçlara ulaşmak amacıyla özgür ve şeffaf bir ortamda gerçekleştirildi.
Nefret Söylemi: Tanım ve Uluslararası Çerçeve
Gazeteci Husam Najm’in moderatörlüğünde gerçekleşen ilk oturumda, nefret söyleminin kavramsal tanımı ve uluslararası hukuktaki yeri ele alındı. “France 24” muhabiri Dane El-Buz, Birleşmiş Milletler’in nefret söylemini, kimliği nedeniyle bir grubu hedef alan sözlü, yazılı veya davranışsal iletişim biçimi olarak tanımladığını belirtti.
El-Buz, Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Sözleşmesi ile Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, nefret ve şiddeti kışkırtan söylemlere karşı açık uyarılar içerdiğini vurguladı. Ayrıca “Rabat Eylem Planı”nın, gazetecilerin nefret söylemini tanıması ve onunla mücadele etmesi açısından temel bir referans niteliği taşıdığını ifade etti.
Medyada Etik, Doğrulama ve Sorumluluk
Bilgi doğrulama uzmanı gazeteci Muhammed El-Ali ise devrik rejimin, “bölgeleri temizleme” gibi ifadelerle ve insanları “mikrop” olarak nitelendiren söylemlerle nefret dilini sistematik biçimde kullandığını söyledi.
El-Ali, özellikle sosyal medyada yayılan iftira ve suçlamalar karşısında gazetecilerin etik üstünlüğü koruması gerektiğini vurguladı. Resmî medya ile kamuoyu arasındaki güvenin yeniden inşa edilmesinin önemine dikkat çeken El-Ali, Suriye dışından yönetilen yaklaşık 300 sosyal medya hesabının mezhepsel bölünmeleri derinleştiren söylemleri beslediğini kaydetti.
Oturumun ikinci bölümünde, gazetecilerin nefret söylemiyle mücadeledeki rolü ele alındı. El-Buz, bireysel ya da yönlendirilmiş hesaplardan yayılan kutuplaştırıcı bilgilerin yeniden paylaşılmaması gerektiğini belirtirken, El-Ali ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasında denge kuran yasal çerçevelerin önemine işaret etti.
Yeni Medya Yasası ve Etik Düzenleme Vurgusu
İkinci oturumda söz alan Suriye Medya Bakanlığı Basın İşleri Genel Müdürü Ömer Hacahmed, mevcut medya yasasının temel olarak iyi olduğunu ancak mesleki etik kurallar, içerik üreticileri ve bilişim suçları alanlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğini söyledi.
Hacahmed, gazetecilerin etik ve mesleki standartlara bağlı kalmasının hem kendilerini koruduğunu hem de içeriklerin amacına uygun üretilmesini sağladığını vurguladı. Medyanın ulusal bilinç oluşturma ve toplumsal bölünmelerle mücadelede aktif bir paydaş olması gerektiğini belirten Hacahmed, dijital medya ve sosyal platformların gelecekte daha geniş fırsatlar sunacağını ifade etti.
Suriye Gazeteciler Birliği Yürütme Kurulu üyesi Bara Osman ise özgür medyanın toplumsal sorumlulukla çelişmediğini belirterek, açık ve net yasaların ifade özgürlüğünü koruması gerektiğini vurguladı. Osman, bilişim suçlarına ilişkin yasal boşluğun sosyal medyada dezenformasyonun yayılmasına yol açtığını söyleyerek, bir medya etik sözleşmesi hazırlanması çağrısında bulundu.
Diyalog oturumlarının yarın, “Yeni Suriye’de Devlet Medyası: Gerçekler ve Zorluklar” başlığıyla gazeteci Khaled El-Khalaf tarafından sunulacağı, moderatörlüğünü ise Husam Najm’in üstleneceği bildirildi.








