Viyana Bölge Ceza Mahkemesi, Suriye’deki tutuklulara yönelik işkence ve ihlaller nedeniyle Halid El-Halabi ve Musab Ebu Rukba’ya sekiz yıl hapis cezası verirken, Avusturya Savcılığı karara itiraz etti.
Viyana (SANA) – Viyana Bölge Ceza Mahkemesi, bugün Pazartesi günü, devrik rejim döneminde görev yapan subaylar Halid El-Halabi ile Musab Ebu Rukba hakkında, Suriye’deki tutuklulara yönelik işkence ve ihlaller gerçekleştirdikleri gerekçesiyle sekiz yıl hapis cezası kararı verdi. Kararda, gözaltında geçirilen sürenin ceza süresinden mahsup edileceği belirtildi.
Avusturya Savcılığı, karara itiraz ederek cezanın ağırlaştırılmasını talep etti.
Avusturya gazetesi “Heute”, mahkemenin El-Halabi ve Ebu Rukba’yı, 2011–2013 yılları arasında sivillere yönelik ihlaller kapsamında işkence, ağır cebir ve diğer saldırıları içeren suçlardan mahkum ettiğini bildirdi.
13 günlük duruşmaların ardından verilen karar
Karar, 13 gün süren duruşmaların ardından verildi. Dava, Avusturya’da evrensel yargı yetkisi kapsamında görülen en dikkat çekici davalardan biri olarak nitelendirilirken, bu ilkenin ülkede ilk kez uygulandığı dava olduğu belirtildi.
Tanıklıklar ve iddianamenin kapsamı
Duruşma sırasında mahkeme, gözaltı merkezlerinde tutulan kişilerin işkenceye ve cinsel şiddete maruz kaldıklarına ilişkin tanıklıkları dinledi. Bu tanıklıklarda, elektrik kabloları ve metal çubuklarla dövme ile birlikte çeşitli işkence yöntemlerinin uygulandığı ifade edildi.
İddianamede, sanıkların 21 sivilin maruz kaldığı ihlallerde rol oynadıkları belirtilirken, savcılık sanıkların söz konusu uygulamaları denetlemelerine imkan sağlayan üst düzey görevlerde bulunduklarını vurguladı.
Avrupa’da benzer davalar ve evrensel yargı yetkisi
Bu dava, Avrupa’da devrik rejim yetkililerinin Suriye devrimi sırasında işledikleri suçlamalarla yargılandığı en son davalardan biri olup, evrensel yargı yetkisi ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gibi ağır suçları işleyen kişilerin, suçun işlendiği yer veya fail ile mağdurların vatandaşlığından bağımsız olarak yargılanmasına imkan tanımaktadır.
Son aylarda Avrupa’da benzer birçok dava görülürken, Lahey’deki bir mahkeme 16 Haziran’da, devrik rejime bağlı Ulusal Savunma Milisleri’nin eski liderlerinden Refik El-Katrib’i, 2013–2014 yılları arasında Selemiye kenti ve çevresinde işlediği 19 insanlığa karşı suç ve savaş suçu nedeniyle 26 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Ayrıca, Londra’daki Westminster Sulh Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz mart ayında, devrik rejime bağlı Hava İstihbaratı’nda görev yapan eski albay Salim El-Salim hakkında cinayet, insanlığa karşı suçlar ve işkence suçlamalarıyla yargılamaya başlamış; dava, Birleşik Krallık’ta emsal niteliğinde bir yargı süreci olarak değerlendirilmiştir.
Almanya’da ise Berlin’deki bir mahkeme, geçtiğimiz mart ayında Halep’te devrik rejime bağlı bir milis grubunun lideri olduğu belirtilen ve “Enver S.” olarak bilinen kişi hakkında insanlığa karşı suçlar, göstericilerin öldürülmesi ve gözaltına alınanların işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları güvenlik birimlerine teslim edilmesi suçlamalarıyla yargılamaya başlamıştır.
Öte yandan Koblenz Yüksek Bölge Mahkemesi, Nisan ayında, Suriye devrimi yıllarında Şam’da tutukluların işkence görmesine katıldığı gerekçesiyle eski güvenlik görevlisi “Fahd. A” hakkında insanlığa karşı suçlar suçlamasıyla bir dava başlatmıştır.
M.Y