Suriye’nin OPCW Daimi Temsilcisi Muhammed Kutub, örgütün Suriye’nin hak ve imtiyazlarını iade eden kararının, ülkenin uluslararası sisteme dönüşünü ve yeni yönetimle yürütülen işbirliğini yansıttığını belirtti.
Londra (SANA) –Suriye’nin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Daimi Temsilcisi Muhammed Kutub, örgütün bugün kabul ettiği ve Suriye’nin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi kapsamındaki hak ve imtiyazlarını iade eden kararın, ülkenin yükümlülüklerini yerine getirme sürecinde kaydedilen ilerlemeyi ve örgütün teknik sekreteryasıyla yürütülen yapıcı işbirliğini yansıttığını belirtti.
Kutub, Suriye El-İhbariye televizyonuna yaptığı açıklamada, “Yeni Suriye, örgüt ve üye devletlerle işbirliği ve açıklık temelinde olumlu ilişkiler kurmayı sürdürecektir.” dedi.
Kararın 67 üye ülkenin desteğiyle kabul edildiğini ve hiçbir itiraz kaydedilmediğini belirten Kutub, bunun uluslararası toplumun Suriye’nin uluslararası sisteme dönüşünü memnuniyetle karşıladığını gösterdiğini ifade etti.
Uluslararası toplumun artık kimyasal silah kullanan devleti değil, bu silahların mağdurlarını temsil eden yeni bir Suriye devletiyle muhatap olduğunu söyleyen Kutub, kimyasal silah kullanımına ilişkin mirasın Suriyelilere ya da Suriye Arap Cumhuriyeti‘ne mal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kutub, söz konusu suçların devrik rejim tarafından işlendiğini belirterek, mevcut Suriye yönetiminin bu ağır mirası şeffaf ve sorumlu bir yaklaşımla ele aldığını, etkilerini ortadan kaldırmayı, mağdurlara adalet sağlamayı ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeyi hedeflediğini kaydetti.
Kurtuluşun ardından atılan en önemli adımlardan birinin, “Esed Dönemi Kimyasal Programı” adlandırmasının OPCW’nin resmi gündemine alınması olduğunu ifade eden Kutub, bunun mevcut Suriye devleti ile devrik rejimin kurduğu kimyasal program arasında net bir ayrım oluşturduğunu ve bu yaklaşımın örgütün resmi belgelerine işlendiğini söyledi.
Kutub, Suriye hükümetinin kimyasal programın mirasını ortadan kaldırmak amacıyla dokuz bakanlık ve iki ulusal kurumun katılımıyla kurumsal çalışmalarını sürdürdüğünü, hedefin programın kalıntılarını ortadan kaldırmak, adalet ve hesap verebilirliği güçlendirmek ve kimyasal maddelerin gelecekte kötüye kullanılmasını önlemek olduğunu belirtti.
Suriye’nin OPCW’deki hak ve imtiyazlarının askıya alınmasının devrik rejimin uygulamalarının sonucu olduğunu hatırlatan Kutub, örgütün 2021 yılında önceki rejimin kimyasal silah kullanımı nedeniyle Suriye’nin bazı hak ve imtiyazlarını askıya aldığını, kurtuluşun ardından ise örgütle yeni bir işbirliği sürecinin başladığını ifade etti.
Suriye, daha önce OPCW Yürütme Konseyi’nin uzlaşıyla kabul ettiği ve ülkenin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi kapsamındaki hak ve imtiyazlarını iade eden kararı memnuniyetle karşılamış, bunu yükümlülüklerin yerine getirilmesinde kaydedilen ilerlemeyi ve devrik rejimin kimyasal programı mirasının ele alınmasına yönelik yapıcı işbirliğini yansıtan önemli bir adım olarak değerlendirmişti.
R.H / Y.K