LONDRA (SANA) – İngiliz Financial Times gazetesi, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) izlediği uygulamaların, Suriye hükümetinin devlet kurumlarına entegrasyon yönündeki tekliflerini reddetmesi ve son dönemde DEAŞ’lı teröristlerin tutulduğu cezaevlerini terk ederek mahkûmların kaçmasına imkân tanıması nedeniyle, yıllardır kendisini destekleyen ABD ve Batı’da ciddi rahatsızlık ve güven kaybına yol açtığını belirtti.
Gazete, bugün Cumartesi günü yayımlanan haberinde, SDG’nin PKK ile olan ilişkisinin başından itibaren Türkiye’yi öfkelendirdiğini, Türkiye’nin bu örgütle onlarca yıldır silahlı bir isyan nedeniyle mücadele ettiğini, birçok Batılı ülkenin de PKK’yı terör örgütü olarak sınıflandırdığını aktardı. Bu durumun, ABD’nin DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle bir süre göz ardı ettiği bir açmaz oluşturduğuna dikkat çekildi.
Haberde, SDG’nin sözde “özerk yönetim” bölgelerinde uyguladığı politikaların, bu bölgelerde yaşayan Suriyeli Araplar tarafından yoğun şekilde eleştirildiği ifade edildi. Eleştirilerin, özellikle Arap çoğunluklu bölgelerde artan otoriter uygulamalara odaklandığı, ayrıca SDG’nin devrik Esad rejimine karşı net bir muhalefet sergilemeden toprak kontrolünü genişletmeye çalıştığı vurgulandı.
Gazete, SDG’nin 10 Mart 2025 anlaşması kapsamında ABD’nin entegrasyon çağrılarına ve son ateşkes anlaşmalarına karşı sergilediği inatçı tutuma da dikkat çekti. Bu sürecin ardından SDG’nin ABD yönetimini kendisini terk etmekle suçladığı, buna karşılık ABD Başkanı’nın geçen Salı günü yaptığı açıklamada, “Kürtleri sevdiğini, ancak büyük miktarda para aldıklarını, petrol ve başka imkânlar elde ettiklerini” söylediği ve “Bunu bizim için değil, daha çok kendileri için yaptılar” ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Bu bağlamda Financial Times, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki görüşmelere vakıf kaynaklara dayanarak, SDG’nin hayati konulardaki inatçı tutumunun son günlerde önemli müttefiklerini kaybetmesine yol açtığını ve DEAŞ’lıların tutulduğu bazı cezaevleri ile kampların korunmasından vazgeçme kararının bu durumu daha da ağırlaştırdığını yazdı.
Bir Batılı diplomatın, “Artık cezaevlerini yönetme konusunda onlara güvenemeyeceğimizi gösterdiler. DEAŞ’lı aşırı unsurların serbest kalması riskini göze almaları herkesi öfkelendirdi” dediği aktarıldı.
Uluslararası Kriz Grubu Kıdemli Danışmanı Daryn Khalifa ise gazeteye yaptığı değerlendirmede, “SDG bu yıl boyunca işaretleri yanlış okudu ve hesap hataları yaptı. ABD’nin terörle mücadelede kendisine tek başına dayanmaktan vazgeçmesinin sonuçlarını tam olarak kavrayamadı” ifadelerini kullandı. Khalifa, güven seviyesindeki düşüşe rağmen SDG’nin daha fazla çatışmadan kaçınmak için hızla müzakerelere dönmesi ve nihai bir anlaşmaya varması gerektiğini belirtti.
Haberde ayrıca, Suriye devletinin SDG ile ilişkilere açık bir tutum sergilediği, 10 Mart 2025’te askeri ve sivil kurumlara entegrasyonu düzenleyen bir anlaşmaya varıldığı, ancak SDG’nin bu anlaşmaya uymadığı, bilinçli bir oyalama politikası izlediği ve taahhütlerini bozduğu; bu durumun, SDG’ye yapılan tüm çağrılara rağmen halen devam ettiği ifade edildi.