Suudi Arabistan, KİK, Mısır, Bahreyn, Katar ve Ürdün, ADNOC’a ait tankerlerin Hürmüz Boğazı’nda hedef alınmasını kınayarak, bunun uluslararası hukukun ihlali ve seyrüsefer güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu vurguladı; BAE ile tam dayanışma içinde olduklarını belirtti.
Başkentler (SANA) – Suudi Arabistan, Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’ne (ADNOC) ait iki tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında hedef alınmasını kınayarak, İran’ın ticari gemilere ve tankerlere yönelik saldırılarını reddettiğini bildirdi.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, saldırıların tekrarlanmasının deniz seyrüseferinin güvenliğine ve küresel enerji arzına doğrudan tehdit oluşturduğu belirtilerek, bunun uluslararası kanunların ağır bir ihlali ve 2817 sayılı BMGK kararına açık bir meydan okuma olduğu kaydedildi.
Krallık, saldırıların sorumluluğunu İran’a yükleyerek ihlallere derhal son verilmesini talep etti ve BAE’nin alacağı tüm önlemleri desteklediğini teyit etti.
KİK ve Mısır’ın kınaması
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Mısır, söz konusu saldırıların kabul edilemez bir tırmanış ve uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurguladı.
KİK Genel Sekreteri Jassim Muhammed Al-Budaiwi, İran’ın boğazı baskı aracı haline getirmesini reddettiklerini belirterek uluslararası toplumu kararlı tutum sergilemeye çağırdı. Mısır Dışişleri Bakanlığı ise sivil gemileri ve tesisleri tehlikeye atan eylemlerin durdurulması ve uluslararası hukuk kurallarına saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
Bahreyn’in açıklaması
Bahreyn Krallığı, saldırının bölgesel güvenlik ve istikrar ile deniz seyrüseferine yönelik ciddi bir tehdit teşkil ettiğini belirtti.
Bakanlık, BAE’nin güvenlik ve istikrarının Bahreyn ve KİK ülkelerinin ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, BMGK’yı İran’ın düşmanca eylemlerini durdurmaya ve seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına almaya çağırdı.
Katar ve Ürdün’den Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılara sert tepki
Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı en sert şekilde kınayarak bunun uluslararası hukuku ve seyrüsefer özgürlüğünü açıkça çiğnediğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın bir baskı unsuru olarak kullanılmasını kesin bir dille reddeden Doha yönetimi, Boğaz’ın derhal ve koşulsuz olarak ulaşıma açılması çağrısında bulundu. Boğaz’ın kapalı kalmasının bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığını vurgulayan Katar, İran’a bölgedeki sivil altyapıyı hedef alan saldırılarına son vermesi yönünde çağrı yaptı.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu saldırıyı uluslararası hukukun ihlali ve deniz güvenliği ile seyrüsefer serbestliğine yöneltilmiş doğrudan bir tehdit olarak nitelendirdi.
Açıklamada, Ürdün’ün BAE ile tam dayanışma içinde olduğunun yinelendiği açıklamada, BAE’nin güvenliğini, istikrarını ve ulusal çıkarlarını korumak adına atacağı her adımın kararlılıkla destekleneceği ifade edildi.
BAE’li “ADNOC” şirketi daha önce yaptığı açıklamada, kendisine ait iki geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında saldırıya uğradığını, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurmuştu. Şirket daha önce de bir tankerinin 6 Ağustos’ta Hürmüz Boğazı’ndan geçerken füze saldırısına hedef olduğunu açıklamıştı.
V.K / İ.K