ABD ile İran arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat, yeniden başlayan askeri operasyonlar ve Hürmüz Boğazı’nda tırmanan gerilim nedeniyle yürürlüğe girmesinden bu yana en kritik sınavıyla karşı karşıya bulunuyor.
Washington (SANA) – ABD ile İran arasında Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda imzalanan mutabakatın üzerinden 25 gün geçmeden taraflar arasındaki askeri gerilim yeniden tırmandı. Son gelişmeler, mutabakatı yürürlüğe girmesinden bu yana en kritik sınavla karşı karşıya bırakırken, Hürmüz Boğazı’nı da yeniden bölgesel gerilimin odağı haline getirdi.
Gerilim, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı‘nın (CENTCOM) İran’daki hedeflere yönelik son saldırı dalgasının tamamlandığını açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı‘nı “ikinci bir duyuruya kadar” kapattığını ilan etti.
İran’ın başta Körfez ülkeleri olmak üzere çok sayıda Arap ülkesine yönelik saldırılarının ardından bölgedeki tansiyon daha da yükselirken, Arap ülkeleri saldırıları kınayarak bunların bölgesel güvenlik ve uluslararası deniz ulaşımı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarda bulundu.
Mutabakat kritik bir sınavla karşı karşıya
Söz konusu gelişmeler, 28 Şubat’ta başlayan savaşı kontrol altına almak, Hürmüz Boğazı’nı yeniden deniz trafiğine açmak, seyrüsefer güvenliğini sağlamak ve diplomatik süreci yeniden canlandırmak amacıyla 17 Haziran’da imzalanan mutabakatın ardından yaşandı.
Reuters ve Associated Press’in haberlerine göre, Washington ile Tahran’ın birbirini mutabakatı ihlal etmekle suçlaması ve askeri operasyonların yeniden başlaması, anlaşmanın geleceğine ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, bugün erken saatlerde savaş uçakları, insansız hava araçları ve savaş gemileriyle İran’daki yaklaşık 140 askeri hedefi vurduğunu açıkladı. Hedefler arasında füze üsleri, insansız hava aracı tesisleri, deniz unsurları, mühimmat depoları ve haberleşme ağlarının bulunduğu belirtildi.
Reuters ve The Wall Street Journal’ın aktardığına göre CENTCOM, son üç gün içinde 300’den fazla hedefin vurulduğunu ve operasyonların Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisini korumayı amaçladığını bildirdi.
Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde
Buna karşılık İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, ABD’nin müdahaleleri sona erene kadar Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını ve gemilerin geçişine izin verilmeyeceğini duyurdu. Ayrıca “kuralları ihlal ettiği” öne sürülen ikinci bir geminin hedef alındığını açıkladı.
Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak İran’ın güneyindeki Buşehr, Hürmüzgan, Bender Abbas, Cask ve Sirik kentlerinden patlama sesleri geldi.
Buna karşın Bloomberg ve CNN’in Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi verilerine dayandırdığı haberlere göre, Umman kıyıları boyunca uzanan güney deniz koridoru deniz trafiğine açık kalmayı sürdürdü.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO) ise tehdit seviyesini “çok yüksek” olarak koruduğunu açıklarken, Umman açıklarında hedef alınan bir ticaret gemisinden 23 denizcinin kurtarıldığını, kayıp bir denizciyi arama çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi.
Arap ülkelerine saldırılar ve ekonomik endişeler
İran’ın Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Ürdün’e yönelik saldırıları bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Söz konusu ülkeler saldırıları egemenlik ihlali ve bölgesel güvenliğe yönelik tehdit olarak nitelendirirken, Suudi Arabistan da İran’ın istikrarı bozucu tutumunu ve uluslararası deniz ticaretini tehdit eden eylemlerini reddettiğini açıkladı.
Ekonomik cephede ise CNN’in haberine göre, İtalyan enerji şirketi Eni, Orta Doğu’da gerilimin sürmesi halinde petrol fiyatlarının önümüzdeki aylarda yükselebileceği uyarısında bulundu. Hürmüz Boğazı’nın güney deniz koridorunun açık kalması ise güvenlik riskleri yüksek seviyesini korusa da enerji arzının tamamen kesileceğine yönelik endişeleri bir ölçüde azalttı.
Askeri gerilime rağmen diplomatik temaslar da sürdü. Pakistan ve Hindistan, taraflara gerilimi düşürme ve diyaloga dönme çağrısında bulunurken, sahadaki gelişmeler 17 Haziran’da imzalanan mutabakatın askeri operasyonlar ve karşılıklı suçlamalar nedeniyle bugüne kadarki en zorlu sınavını verdiğine işaret ediyor.
T.K / M.Y