Lübnan hükümeti ile İsrail, 2 ve 3 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından ateşkesin uygulanmasına yönelik anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Taraflar, güvenlik düzenlemeleri ve doğrudan müzakerelerin sürdürülmesi konusunda da mutabakata vardı.
Beyrut (SANA) – Lübnan hükümeti bugün, İsrail ile ateşkesin uygulanmasına yönelik bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Anlaşmanın, taraf temsilcileri arasında bu ayın 2 ve 3 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından sağlandığı belirtildi.
Ateşkesin uygulanmasına yönelik mutabakat
Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın aktardığı ortak açıklamada, Lübnan hükümeti ile İsrail’in ateşkesin uygulanması konusunda anlaştığı bildirildi. Anlaşmanın, Hizbullah milislerinin tüm silahlı faaliyetlerini tamamen durdurması ve örgüte bağlı tüm unsurların Litani Nehri’nin güneyindeki bölgeden çekilmesi esasına dayandığı ifade edildi.
Açıklamada, tarafların ABD‘nin yönlendirmesiyle, Lübnan ordusunun münhasır yetki ve kontrol sağlayacağı pilot bölgelerin hızla oluşturulması konusunda mutabakata vardığı belirtildi. Bu bölgelerde Lübnan devletine bağlı olmayan tüm silahlı unsurların dışlanacağı kaydedildi.
Güvenlik çerçevesi ve doğrudan müzakereler
Tarafların ayrıca, 29 Mayıs’ta ABD Savunma Bakanlığı’nda (Pentagon) gerçekleştirilen görüşmelere dayanan bir güvenlik çerçevesini ele aldığı belirtildi. Söz konusu çerçevenin, “Lübnan ve İsrail’in egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sürdürülebilir şekilde güvence altına almayı” hedeflediği ifade edildi.
Açıklamaya göre söz konusu çerçeve, devlet dışı silahlı grupların dağıtılmasını, yeniden örgütlenmelerinin ve gelecekte faaliyetlerine yeniden başlamalarının engellenmesini öngörüyor.
Ortak açıklamada, bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına yönelik ilerlemenin önünü açacağı vurgulandı. İki taraf arasındaki ilişkinin geleceğinin yalnızca “iki ülkenin egemen hükümetleri” tarafından belirlenmesi gerektiği belirtilirken, herhangi bir devletin ya da devlet dışı aktörün Lübnan’ın geleceğini rehin almasına veya ülke üzerinde vesayet kurmasına yönelik girişimler reddedildi.
Tarafların birbirlerine yönelik herhangi bir düşmanca niyetlerinin bulunmadığı belirtilen açıklamada, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi, tüm ihtilaflı konuların ele alınması ve iki ülke arasında kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla doğrudan müzakerelerin sürdürülmesi konusunda taahhütte bulunulduğu kaydedildi.
ABD’den Lübnan ordusuna destek vurgusu
Açıklamada ayrıca, bölge ülkelerine yönelik İran saldırıları ile İran’ın vekil gruplara verdiği destek veya diğer düşmanca faaliyetler yoluyla Orta Doğu’daki istikrarı zayıflatan eylemleri kınandı.
ABD’nin, iki hükümetin egemenliklerini kullanmalarına yönelik desteğini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, çatışmaların durdurulmasına yönelik herhangi bir anlaşmanın yalnızca iki hükümet arasında, ABD himayesinde ve doğrudan müzakereler yoluyla sağlanması gerektiği, herhangi bir ayrı süreç üzerinden yürütülmemesi gerektiği vurgulandı.
Washington ayrıca, Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesini geliştirmek ve devlet egemenliğinin Lübnan topraklarının tamamında etkin şekilde tesis edilmesini sağlamak amacıyla desteğini sürdüreceğini bildirdi.
Lübnan tarafı ise uluslararası alanda tanınan sınırların karşılıklı olarak gözetilmesinin önemini, çatışmaların durdurulmasına ilişkin anlaşmanın eksiksiz uygulanması gerekliliğini ve ülkenin toprak bütünlüğü ile tam egemenliği ilkelerine bağlılığını yineledi.
Açıklamada, ABD’nin desteğiyle Lübnan ordusunun kapasitesinin güçlendirilmesi ve ülke genelinde etkin kontrol sağlamasının destekleneceği de ifade edildi.
Taraflar, açıklamanın sonunda, 22 Haziran’da başlayacak hafta içerisinde siyasi ve güvenlik kanallarındaki görüşmeleri yeniden başlatma konusunda mutabık kaldıklarını ve kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasına yönelik çabaları sürdüreceklerini duyurdu. ABD’nin de geçiş sürecinde taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmayı sürdürmeyi kabul ettiği belirtildi.
Öte yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, geçen salı günü yaptığı açıklamada, “Müzakereler Lübnan ve Lübnan halkı açısından en düşük maliyetli seçenektir” ifadelerini kullanmış, “İsrail işgaline son vermenin en kısa yolu müzakeredir” değerlendirmesinde bulunmuştu.
N.W.A/ Y.H