14 bağımsız BM uzmanı, işgal altındaki Filistin topraklarında tırmanan İsrailli yerleşimci şiddetinin Filistinli topluluklar için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
New York (SANA) – Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde görev yapan 14 bağımsız uzman, işgal altındaki Filistin topraklarında “İsrailli yerleşimci terörünün” hızla tırmandığına dikkati çekerek, bu durumun Filistinli toplulukların varlığına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu.
BM Haber Merkezi’nin aktardığı ortak açıklamada, sömürgeci yerleşim hareketinin İsrail makamlarının desteği ve işbirliğiyle gerçekleştirdiği aralıksız saldırıların, Filistinlilerin günlük yaşamında bir korku ve güvensizlik kaynağı haline geldiği ve halkı zorunlu göçe zorladığı ifade edildi.
“Şiddet etnik temizlik aracı olarak kullanılıyor, Ümmü’l-Hayr köyü kuşatma altında”
Cezasızlık ortamında tırmanan şiddetin, işgalci gücün elinde etnik temizliği kolaylaştıran baskıcı bir araç olarak kullanıldığını vurgulayan uzmanlar, şu değerlendirmede bulundu:
“Şiddet; Filistinlilerin temel hizmetlere, tarım arazilerine ve hayvan otlaklarına erişimini engellemek ve nihai hedef olarak halkın topraklarıyla olan bağını koparmak için planlı ve hedef gözeten bir yöntem olarak uygulanmaktadır.”
Açıklamada, Filistinlilerin yerlerinden edilmeye devam edilmesinin yaklaşık 663 kilometrekarelik bir alanın daha yerleşim alanına dönüştürülmesi riskini doğurduğu, özellikle Ürdün Vadisi ve El-Halil’in güney tepelerindeki toplulukların büyük tehdit altında olduğu aktarıldı.
El-Halil’in güney tepelerinde yer alan Ümmü’l-Hayr köyünün, “Carmel” yerleşimi ve temmuz ayında inşasına başlanan yeni bir yasa dışı karakol ile kuşatıldığına dikkat çeken raportörler, köy sakinlerinin sık sık su ve elektrik kesintilerine, yıkımlara ve yerleşimcilerin şiddetli saldırılarına maruz kaldığını belgeledi.
Uzmanlar, İsrail yönetiminden yerleşim birimlerine ve karakollara sağladığı mali, askeri, yasal ve siyasi desteği derhal kesmesini, yerleşimci şiddetini durdurmasını, faillerden hesap sormasını ve Filistin halkını etkin şekilde korumasını talep etti. Ayrıca yerinden edilen Filistinlilerin güvenli ve onurlu bir şekilde topraklarına dönmesi çağrısı yapılarak, İsrail’in Batı Şeria’daki işgalinin yasa dışı olduğu anımsatıldı.
Yerleşim faaliyetlerinde rekor artış ve bağımsız uzmanların konumu
Batı Şeria’daki Filistinliler, yerleşimciler lehine demografik ve coğrafi yapıyı tamamen değiştirmeyi amaçlayan ve işgal güçlerinin doğrudan desteğiyle yürütülen benzeri görülmemiş bir şiddet dalgasıyla karşı karşıya bulunuyor.
BM tarafından hazırlanan daha önceki bir raporda, İsrail’in yerleşim birimlerini genişletme faaliyetlerinin 2025 yılında, verilerin kaydedilmeye başlandığı 2017’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı bilgisi paylaşılmıştı.
Cenevre merkezli BM İnsan Hakları Konseyi tarafından atanan özel raportörler ve bağımsız uzmanlar, gönüllülük esasıyla çalışıyor. BM personeli sayılmayan ve bu çalışmaları karşılığında maaş almayan uzmanlar, dünya genelindeki insan hakları durumlarını inceleyerek Konsey’e rapor sunuyor.
T.K / İ.K