Ayrılık Duvarı ve Yerleşim Birimlerine Karşı Direniş Heyeti, İsrail makamlarının Cebel El-Fureydis bölgesindeki araziye “kamu yararına kamulaştırma” ve “arkeolojik sit alanını geliştirme” bahanesiyle el koyduğunu açıkladı.
Kudüs (SANA) – İsrail işgal makamları, işgal altındaki Batı Şeria‘nın Beytüllahim ilinde doğusundaki Cebel El-Fureydis bölgesinde yaklaşık 300 dönümlük Filistin arazisine el konulmasını öngören yeni bir askeri emir çıkardı.
Ayrılık Duvarı ve Yerleşim Birimlerine Karşı Direniş Heyeti tarafından bugün yapılan açıklamada, söz konusu askeri emrin “kamu yararına kamulaştırma” ve “arkeolojik sit alanını geliştirme” bahanesiyle çıkarıldığı belirtildi.
2026 yılının başından bu yana üçüncü karar
Filistin resmi haber ajansı WAFA‘nın aktardığına göre, Heyet Başkanı Müeyyed Şaban, bu kamulaştırma kararının 2026 yılı başından bu yana türünün üçüncüsü olduğunu ifade etti. Şaban, bu adımı Filistin toprakları üzerinde hukuki ve idari kontrol sağlamayı, askeri emirleri yerleşim projeleri lehine mülkiyet gerçeğini değiştirmek için kullanmayı amaçlayan ve giderek hız kazanan bir politikanın parçası olarak nitelendirdi.
Söz konusu kararın son yıllarda Filistin’e ait arkeolojik ve kültürel miras alanlarını hedef alan altıncı karar olduğuna dikkat çeken Şaban; Eriha, Selefit, Nablus ve Kudüs’teki sit alanlarının da daha önce benzer şekilde hedef alındığını kaydetti. Şaban, bunun toprak üzerindeki kontrolü pekiştirmek ve yeni yerleşim gerçekleri dayatmak için arkeolojik ve tarihi anlatının bir araç olarak kullanımının arttığının göstergesi olduğunu vurguladı.
“Uluslararası hukuka aykırı tek taraflı önlemler”
Batı Şeria’daki kamulaştırma politikasının, Filistin topraklarında bir oldubitti yaratmak için kullanılan en tehlikeli araçlardan biri olduğunu belirten Şaban, bu uygulamanın uluslararası hukuk kuralları ve uluslararası meşruiyet kararlarıyla çelişen tek taraflı önlemlere dayandığına işaret etti.
Şaban, konuya ilişkin şunları kaydetti:
“Arkeolojik sit alanlarının hedef alınması, Filistin topraklarındaki tarihi ve kültürel dokuyu yeniden şekillendirme ve bu alanları Filistinli çevrelerinden kopararak yerleşim projesine bağlama girişimlerinin bir parçasıdır.”
Bu adımın, Filistin toprakları ve bölge halkının hakları pahasına daha fazla yerleşim genişlemesine zemin hazırlamak amacıyla; Batı Şeria’daki kontrolü artırmayı, yeni coğrafi ve hukuki gerçekler dayatmayı hedefleyen daha geniş kapsamlı İsrail önlemlerinin bir parçası olduğunu vurguladı.
Ayrılık Duvarı ve Yerleşim Birimlerine Karşı Direniş Heyeti, geçtiğimiz Pazar günü de İsrail işgal makamlarının Batı Şeria’da 2 bin 721 yeni konuttan oluşan yerleşim planlarını devreye soktuğunu açıklamıştı.
V.K / İ.K