IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın küresel denizcilik sisteminin kırılganlığını ortaya koyduğunu belirterek, yaklaşık 20 bin denizcinin ve 2 bin geminin bölgede mahsur kaldığını duyurdu.
Başkentler (SANA) – Hürmüz Boğazı‘nda seyrüseferin durması, artık yalnızca lojistik bir kriz olmaktan çıkarak ticari gemilerin ve mürettebatın birer “pazarlık kozu” olarak kullanıldığı jeopolitik bir baskı aracına dönüştü. Bu durum, dünya ülkelerini bu hayati su yoluna olan bağımlılıklarını yeniden değerlendirmeye sevk ediyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, bugün yaptığı açıklamada, krizin denizcilik sistemindeki zayıf halkaları gösterdiğini vurgulayarak, gemilerin ve denizcilerin çatışmalarda istismar edildiğini ifade etti.
20 bin denizci savaşın ortasında mahsur kaldı
Şubat ayı sonunda patlak veren savaştan bu yana yaklaşık 2 bin gemideki 20 bin denizcinin boğazı geçemediğini kaydeden Dominguez, denizcilerin çatışmaların tarafı olmadığını ve hedef alınmamaları gerektiğini vurguladı.
Ticari gemilere yönelik saldırıların seyrüsefer serbestisini tehdit ettiğini belirten Dominguez, krizin aşılması için doğru bilgi paylaşımı ve risk değerlendirmelerinin hayati önem taşıdığını söyledi. Dominguez ayrıca Süveyş Kanalı, Babülmendep ve Hürmüz Boğazı gibi ana koridorlardaki aksamaların küresel ticaret ve gıda güvenliği üzerinde ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
Ülkeler ticaret rotalarını değiştiriyor
Orta Doğu‘daki savaş nedeniyle petrol ve doğal gaz sevkiyatında rota değişikliklerine gidilirken, Körfez ülkeleri lojistik iş birliklerini artırarak alternatif yollar oluşturmaya başladı.
Washington merkezli Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü uzmanı Robert Mogielnicki, alternatif rotaların oluşturulmasının zaman alacağını ancak bu krizin bölgesel entegrasyon projelerine ivme kazandıracağını ifade etti.
ABD planı ve Avrupa girişimi
Hürmüz’ün kapalı kalması üzerine Washington yönetimi, boğazı açmak için bir ittifak planı önerirken, Avrupa ülkeleri de enerji akışını sağlamak adına kapsamlı bir girişim başlattı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, ABD’nin planının Fransa ve İngiltere öncülüğündeki misyonla çelişmediğini, temel amacın ticari gemilerin güvenli geçişine refakat etmek olduğunu açıkladı.
Dünya enerji arzının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim sürerken; ABD, İran limanlarına abluka uyguluyor, Tahran ise şartları kabul edilene kadar geçişlere izin vermeyeceğini duyuruyor.