Eski bakanlar, büyükelçiler ve üst düzey AB yetkililerinden oluşan 350’yi aşkın isim, İsrail’in Filistin halkına yönelik “süregelen ağır hak ihlallerini” gerekçe göstererek AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasını talep etti.
Brüksel (SANA) – Aralarında eski bakanlar, büyükelçiler ve Avrupa Birliği (AB) kurumlarının üst düzey eski yetkililerinin de bulunduğu 350’den fazla isim, İsrail’in Filistin halkına yönelik ağır ve süregelen insan hakları ihlalleri nedeniyle AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması çağrısında bulundu.
Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberine göre, Avrupalı eski yetkililer tarafından bugün yayımlanan açık mektupta, İsrail’in Filistin topraklarında “köleleştirme ve yasa dışı işgal politikasını” sürdürdüğü vurgulandı. Mektupta; yerleşim birimlerinin genişletilmesi, şiddet olayları, ayrımcı yasalar ve Gazze Şeridi’nde derinleşen insani felakete dikkat çekildi.
“İsrail AB’nin temel ilkelerini ihlal ediyor”
Aralarında Avrupa Parlamentosu eski Başkanı’nın da bulunduğu imzacılar, İsrail’in “AB’nin üzerine inşa edildiği temel ilkeleri ihlal ettiğini” belirterek, Tel Aviv yönetiminin işgalci güç olarak hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmediğini kaydetti.
Söz konusu ihlallerin, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın insan haklarına saygı ve demokratik ilkeleri ikili ilişkilerin temeli olarak belirleyen 2. maddesiyle doğrudan çeliştiği ifade edildi.
Ticari ilişkilerin temeli: 1995 Ortaklık Anlaşması
1995 yılında imzalanan ve Haziran 2000’de yürürlüğe giren Ortaklık Anlaşması, taraflar arasındaki ilişkilerin yasal çerçevesini oluştururken, AB’nin İsrail’in birinci ticari ortağı olması sebebiyle ekonomik işbirliğinin de temelini teşkil ediyor.
AB kurumlarına “çifte standart” suçlaması
Mektupta, AB kurumları zamanında adım atmadıkları gerekçesiyle eleştirilirken, Orta Doğu’da tırmanan istikrarsızlık ve uluslararası hukuk ihlalleri karşısında kararlı adımlar atılması çağrısı yapıldı. Yetkililer, AB’nin diğer taraflara karşı aldığı önlemleri İsrail söz konusu olduğunda uygulamamasının “çifte standart” yansıttığını savundu.
Söz konusu çağrı, Filistin topraklarında yaşanan gelişmeler neticesinde Avrupa siyasi ve hukuki kamuoyunda İsrail ile ilişkilerin gözden geçirilmesine yönelik baskıların arttığı bir dönemde geldi.
İ.K / Ö.E