BAŞKENTLER (SANA) – ABD ve İran arasında varılan iki haftalık geçici ateşkesin bugün yürürlüğe girmesiyle taraflar savaşın başından bu yana ilk kez doğrudan müzakere masasına oturmaya hazırlanırken, anlaşma maddelerine ilişkin yorum farkları ve sahadaki gerginlik sürecin bir nihai çözümden ziyade “test aşaması” olduğunu gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında varılan iki haftalık ateşkes anlaşması, bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu gelişme, savaşın patlak vermesinden bu yana iki ülke arasında gerçekleştirilecek ilk doğrudan müzakere turuna zemin hazırlarken; tarafların anlaşma hükümlerine dair sunduğu zıt perspektifler ve stratejik su yollarındaki ihtiyatlı bekleyiş, sürecin hassasiyetini koruduğuna işaret ediyor.
Anlaşmanın ilanına rağmen Washington ve Tahran yönetimlerinden gelen açıklamalar; ateşkesin mahiyeti, uygulama mekanizmaları ve içeriği konusunda ciddi bir kopukluk olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, diplomatik yola girilse dahi taraflar arasındaki siyasi uçurumun derinliğini yansıtıyor.
Anlaşma hükümlerinde yorum farklılıkları
Washington yönetimi, sükunetin kalıcı hale gelmesini Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine şartsız açılmasına bağlarken; Tahran yönetimi, askeri operasyonlarını durdurmasının ancak kendisine yönelik saldırıların kesilmesiyle mümkün olduğunu ve boğazdan geçişlerin İran ile koordineli şekilde yürütüleceğini vurguluyor.
Medyaya yansiyan sızıntılarda, İran’ın nükleer silahlara sahip olmama taahhüdü, zenginleştirilmiş uranyumu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) teslim etme, tüm tesisleri denetime açma, uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurma, füze menzili ve sayısını azaltma, bölgedeki vekil güçlere desteği kesme ve Hürmüz Boğazı’nı derhal açma gibi şartları kabul ettiği iddia ediliyor.
Buna karşılık Tahran, anlaşma maddelerinin; kendisine yönelik yeni saldırıların durdurulması, temel ve ikincil yaptırımların kaldırılması, uranyum zenginleştirme programının devamı ve altyapı hasarları için tazminat ödenmesini içerdiğini savunuyor. Washington ise bu talepleri henüz onaylamış değil ve bunları sadece ateşkes süresince tartışılacak birer “tartışma çerçevesi” olarak nitelendiriyor.
Ateşkesin kapsamı ve bölgesel yansımalar
Ateşkesin bölgesel sınırları konusunda da farklı açıklamalar dikkati çekiyor. Pakistan, ateşkesin Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını duyururken; İsrail, anlaşmanın Lübnan cephesini kapsamadığını belirterek ateşkesin ilk saatlerinde ülkenin güneyindeki askeri operasyonlarını sürdürdü.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, bölgesel barışın Lübnan’ı da kapsaması için çabaların sürdüğünü belirtirken; Başbakan Nevvaf Selam, ülkesinin maruz kaldığı durumu “dayatılmış bir yıkım savaşı” olarak tanımladı. Öte yandan Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik gerçekleştirilen İHA ve füze saldırıları, ateşkesin sahadaki uygulama zorluklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Hürmüz Boğazı krizi ve ekonomik tablo
Geçici ateşkes ilanıyla küresel piyasalarda enerji fiyatlarının gerilemesi ve hisse senetlerinin yükselmesiyle bir rahatlama görülse de bu durum Hürmüz Boğazı‘ndaki fiili duruma henüz yansımadı. İran kaynaklı haberlerde, ateşkes süresince gemi geçişlerinden Umman ile koordineli şekilde “geçiş ücreti” alınacağı iddia edilirken, bu bilgi Washington tarafından doğrulanmadı.
Ekonomik cephede ise Brent petrolün varil fiyatı 100 doların altına inerken, Avrupa‘da doğalgaz fiyatları yüzde 20 oranında geriledi. Altın fiyatları yüzde 2,7 artışla 4 bin 832 dolar seviyelerine ulaştı. Küresel borsalarda (Nikkei, Kospi, Avrupa endeksleri) ve Körfez piyasalarında (Suudi Arabistan, Katar, BAE, Mısır) güçlü yükselişler kaydedildi.
İslamabad’da ilk doğrudan temas
Ateşkes süreciyle eş zamanlı olarak, cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da iki ülke heyetleri arasında savaşın başlangıcından bu yana ilk doğrudan görüşmenin yapılması planlanıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın nihai bir çözüm için kapı araladığını ve ülkesinin bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın sağlanmasında Çin’in oynadığı role dikkat çekerken; İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın başkanlık edebileceği yönündeki haberler, görüşmelerin düzeyine verilen önemi gösteriyor.
Kritik eşik: İki haftalık deneme süreci
Uluslararası toplumun memnuniyetle karşıladığı ateşkes, ABD’li yetkililer tarafından “geçici ve şartlara bağlı” bir süreç olarak görülüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ateşkesin sürmesinin İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmasına bağlı olduğunu belirterek, Başkan Trump’ın İran’ın askeri kapasitesini yok etme hedefine ulaştığını savundu.
Vance, İran’ın “iyi niyetle” hareket etmemesi durumunda Washington’un mevcut rotasını yeniden gözden geçirebileceği uyarısında bulundu. Bu çerçevede önümüzdeki iki hafta, geçici ateşkesin kalıcı bir müzakere sürecine evrilip evrilmeyeceğine dair en kritik sınav olacak.
T.K / İ.K