Bloomberg, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi üzerinden taşınan petrol miktarının, güvenlik risklerine rağmen günlük 4 milyon varili aştığını bildirdi.
Başkentler (SANA) – Orta Doğu’da savaşın sürmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sık sık sekteye uğramasına rağmen, Körfez’den küresel piyasalara büyük miktarda petrol sevkiyatı devam ediyor.
Bloomberg’in bugün yayımladığı habere göre, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi üzerinden taşınan petrol miktarı günlük 4 milyon varili aşarken, gemilerin karşı karşıya olduğu güvenlik risklerine rağmen boğaz dışında tankerden tankere transfer operasyonları da sürüyor.
Söz konusu ve büyük ölçüde kamuoyuna yansımayan petrol akışının, ham petrol piyasasında arz şokunun önüne geçerek fiyatların rekor seviyelere yükselmesini engelleyen başlıca etkenlerden biri olduğu belirtildi.
Petrol akışı tahminlerin üzerinde
Bloomberg, bazı tankerlerin konumlarını gizlemesi ve otomatik tanımlama sistemlerini devre dışı bırakması nedeniyle sevkiyatların takip edilmesinin zorlaştığını belirtti.
Bu nedenle gerçek petrol akışının hesaplanmasının daha karmaşık hale geldiği ve boğazdan geçen miktarın piyasanın günlük yaklaşık 4 milyon varillik tahminini aştığı değerlendiriliyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, geçen hafta yaptığı açıklamada, önceki yedi gün içinde boğazdan günlük yaklaşık 9 milyon varil petrol geçtiğini belirtmişti.
Piyasa aktörlerini şaşırtan bu miktar, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün yaklaşık yarısına karşılık geliyor.
Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyordu. Bu miktar, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini oluşturuyordu.
Brent petrol neden 100 doların altında kaldı?
Bloomberg’e göre petrol akışının devam etmesinin yanı sıra alternatif boru hatlarının kullanılması, stoklardan petrol çekilmesi ve küresel talebin gerilemesi, savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkisinin sınırlanmasına katkı sağladı.
Bu durum petrol fiyatlarına da yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı ağustos ayının büyük bölümünde 80 ila 90 dolar aralığında kalırken, savaşın petrol arzında geniş çaplı kesintiye yol açması halinde fiyatların yaklaşık 150 dolara çıkabileceğine ilişkin senaryolar gerçekleşmedi.
Gelişmeler, piyasalara fiilen ulaşan petrol miktarının görünür tanker hareketlerinin işaret ettiğinden daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Üreticiler ve taşımacılık şirketleri, arz akışını sürdürmek amacıyla karmaşık sevkiyat yöntemlerine başvuruyor.
BAE petrol ihracatını sürdürüyor
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), söz konusu petrol akışında öne çıkarken, Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), gemilerinin tekrarlanan saldırılara maruz kalmasına rağmen küresel piyasalara petrol sevkiyatının sürdüğünü açıkladı.
Bloomberg’e göre BAE, Irak, Katar ve Kuveyt’ten gelen petrol sevkiyatları Hürmüz Boğazı üzerinden taşındı. Gemi takip verileri ise Umman açıklarında bekleyen tankerlerin sayısında önemli artış olduğunu gösterdi.
Avrupa Birliği’nin uydu verilerine göre bölgede bulunan gemilerin sayısı ocak ayında yaklaşık 40 iken, bu sayı yaklaşık 150’ye yükseldi.
Bu gemilerin bir bölümünün, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlerden petrol yüklemek üzere beklediği belirtiliyor.
Tankerden tankere gerçekleştirilen transferlerle boğaz içerisindeki doğrudan güvenlik risklerinin azaltılması amaçlanıyor.
ADNOC, çalışanları, gemileri ve tesislerine yönelik artan risklere rağmen küresel piyasalara enerji sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, enerji sektörüne yönelik saldırıların sonuçlarının küresel piyasalara yansıdığına dikkati çekti.
Suudi Arabistan alternatiflerini genişletiyor
Petrol akışını güvence altına almaya yönelik faaliyetler BAE, Irak, Katar ve Kuveyt ile sınırlı kalmazken, Suudi Arabistan’ın Körfez kıyısındaki limanlarında da hareketliliğin arttığına ilişkin işaretler ortaya çıktı.
Bloomberg, Ras Tanura Limanı’nda petrol yükleyen tankerlerin tespit edildiğini, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın ulusal deniz taşımacılığı şirketi Bahri’ye ait daha fazla tankerin Umman açıklarında konuşlandığını aktardı.
Söz konusu tankerlerin Hürmüz Boğazı üzerinden gelen petrolün transferinde kullanılabileceği belirtiliyor.
Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen petrol ihracatının Husilerin tehditleri nedeniyle artan risklerle karşı karşıya kalması, Suudi Arabistan açısından alternatif güzergahların önemini artırıyor.
Üreticiler de ihracatın devamını sağlamak için ek seçeneklere yöneliyor.
Sevkiyat sürüyor ancak riskler yüksek
Petrol sevkiyatının devam etmesi, deniz trafiğinin normale döndüğü anlamına gelmiyor. Bloomberg, bazıları kamuoyuna açıklanmayan saldırı ve olayların meydana geldiğini, petrol sızıntısı riskinin arttığını ve denizciler arasında can kayıplarının yaşandığını bildirdi.
ADNOC’a göre çatışmanın başlamasından bu yana şirkete ait 23 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında saldırıya uğradı. Saldırılarda bir kişi hayatını kaybederken, 20 mürettebat yaralandı.
Petrol piyasasında böylece hassas bir denge oluşuyor. Devam eden sevkiyatlar ciddi bir arz açığının önüne geçerken, petrolün yüksek güvenlik riski taşıyan karmaşık sevkiyat düzenlemeleriyle piyasalara ulaştırılması, fiyat istikrarını üreticilerin dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından birindeki bu kanalları açık tutabilmesine bağlı hale getiriyor.
M.M