Kuraklığın vurduğu 2025 sezonunun ardından Suriye’de buğday üretimi 2026’da yeniden yükseldi. 1,4 milyon hektarlık ekim alanı, 3 milyon tonu aşan üretim beklentisi ve çiftçilerden teslim alınan 2,7 milyon ton ürün, sektördeki toparlanmanın boyutunu ortaya koyuyor.
Şam (SANA) –2026 yılı buğday sezonu, ülkenin birinci stratejik ürünü olan buğdayın mevcut durumuna ilişkin kapsamlı bir tablo ortaya koyan 14 temel rakamla öne çıkıyor.
Bu temel göstergelerden bazıları, özellikle toplam üretim miktarı ve ekili alanlar, ilgili kurumların açıklamalarında birden fazla kez yer alarak önemli dönüm noktalarına dönüştüğünü teyit etse de, söz konusu rakamların tamamı Suriye’nin birinci stratejik ürünü olan buğdayın mevcut durumuna ilişkin bütünlüklü bir tablo çiziyor.
Mevcut sezon, uygun iklim koşulları ve ülkenin doğu illerinde geniş tarım alanlarının yeniden üretime kazandırılması sayesinde, yerli üretim ile ulusal ihtiyaçlar arasındaki açığın daraltılmasında önemli bir ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.
1,4 milyon hektar ve 3 milyon ton
Suriye Tarım Bakanlığı, SANA’ya yaptığı açıklamada, 2026 sezonunda buğday ekilen alanın yaklaşık 1,4 milyon hektara ulaştığını, beklenen üretimin ise 3 milyon tonu aştığını bildirdi. Bakanlık, bu artışın iklim koşullarındaki iyileşme ve ülkenin kuzeydoğusundaki geniş bölgelerin yeniden üretim sürecine dahil olması sayesinde gerçekleştiğini belirtti.

Bakanlık, mevcut sezonun ideal bir sezon olduğunu ve tarım planının yüzde 100 oranında uygulandığını açıkladı. Yağışların ürün verimliliğine olumlu yansıdığını belirten Bakanlık, sulanan arazilerde ortalama verimin hektar başına 3 bin kilogramı aştığını, kuru tarım yapılan arazilerde ise hektar başına ortalama verimin yaklaşık 1800 kilogram olduğunu kaydetti.
Bakanlık ayrıca Haseke, Rakka ve Deyrizor illerindeki geniş bölgelerin yeniden üretim sürecine dahil olmasının üretimin artmasına katkı sağladığını, söz konusu bölgelerin ülkedeki buğday üretiminin en yoğun olduğu alanları oluşturduğunu belirtti.
Haseke, Rakka ve Halep buğday üretiminde öne çıkıyor
Tarım Bakanlığının verileri, doğu illerinin mevcut sezonda buğday üretiminde başı çekmeye devam ettiğini gösteriyor. Buna göre Haseke, toplam üretimin yaklaşık yüzde 37’sini gerçekleştirirken, Rakka ve Halep illerinin her biri yüzde 18, Deyrizor ise yüzde 11 paya sahip.
Bu dağılım, doğu bölgelerinin Suriye’deki buğday üretiminin ana merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Yağışlardaki iyileşme ve geniş tarım alanlarının yeniden ekime açılması, üretilen miktarların artmasını ve Suriye Tahıl Kurumuna bağlı teslim merkezlerine teslim edilen ürün miktarının yükselmesini sağladı.
Suriye Tahıl Kurumuna göre Haseke’de, bu ayın 2’sine kadar yetkili teslim merkezlerine 1 milyon 150 bin ton buğday teslim edildi. Rakka ve Deyrizor’daki teslim merkezleri ise onaylanan plan doğrultusunda getirilen ürünleri kabul etmeyi sürdürüyor. Buna paralel olarak doğu illerinde üretilen mahsulün depolanması ve kapasitenin karşılanması için hazırlıklar devam ediyor.
2025-2026 karşılaştırması: Üretimde büyük artış
Tarım Bakanlığının mevcut ve önceki sezonlara ilişkin verilerinin karşılaştırılması, buğday üretiminde yaşanan iyileşmenin boyutunu ortaya koyuyor. 2025 sezonunda toplam üretim, kuru tarım yapılan bölgelerin kuraklık ve yağış yetersizliğiyle karşı karşıya kalması ve bu bölgelerin neredeyse tamamen üretim dışı kalması nedeniyle yalnızca 934 bin 183 ton olmuştu.

Bakanlık, geçen sezon kuru tarım yapılan bölgelerde, planlanan ekim alanları üzerinden beklenen üretimin yaklaşık 800 bin ton olduğunu, ancak fiili üretimin 29 bin tonu geçmediğini belirtti. Bakanlık, mevcut sezonda yağışların bol olması sayesinde bu bölgelerin üretim kapasitesini yeniden kazanmasının ulusal üretimin 3 milyon tonun üzerine çıkmasına katkı sağladığını kaydetti.
2,7 milyon ton teslim edildi, alımlar sürüyor
Suriye Tahıl Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Ahmed Kadun, SANA’ya yaptığı açıklamada, merkezlere ürün teslim edildiği sürece çiftçilerden buğday alımının devam edeceğini belirtti. Kadun, teslim merkezlerinin kapatılması için önceden belirlenmiş bir son tarih bulunmadığını, merkezlerin faaliyetlerinin ürün akışına bağlı olarak sürdüğünü ifade etti.
Kadun, teslim merkezlerinin büyük bölümünün kendi coğrafi sorumluluk alanlarındaki mevcut miktarları teslim aldıktan sonra çalışmalarını tamamladığını, diğer merkezlerin ise ihtiyaç doğrultusunda yeni gelen ürünleri kabul etmeye devam ettiğini söyledi.
Kadun, şimdiye kadar teslim alınan buğday miktarının 2,7 milyon tonu aştığını belirterek, bu rakamın kurum tarafından çiftçilerden teslim alınan toplam miktarı ifade ettiğini ve sezonun nihai tarımsal üretim miktarı olmadığını vurguladı.
Kadun ayrıca teslim alınan miktarın, kurumun 2 milyon 550 bin ton olarak belirlenen yıllık ihtiyacını aştığını belirterek, bunun yerli üretimin ulusal ihtiyaçları karşılama kapasitesindeki iyileşmeyi gösterdiğini ifade etti.
Depolama kapasitesinin artırılması: Ürünün korunması ve kapasitenin karşılanması
Teslim alma işlemleri sürerken Suriye Tahıl Kurumu da ürünün depolanması ve kalitesinin korunmasına yönelik kapsamlı planını uygulamaya devam ediyor. Bu kapsamda buğday, düzenli dezenfeksiyon ve denetim çalışmalarından geçirilen silolar ve küçük depolama tesislerine yönlendiriliyor.
Kadun, kurumun farklı illerdeki siloların ve küçük depolama tesislerinin rehabilitasyonu ve genişletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kadun, çalışmaların depolama kapasitesini artırmayı ve gelecek sezonlarda daha büyük miktarlardaki ürünleri depolamayı amaçladığını kaydetti.
Elektronik pazarlama ve “Sham Cash”
2026 sezonunda buğdayın pazarlanması işlemlerini düzenlemek amacıyla önceden elektronik kayıt ve randevu sistemi uygulanmaya başlandı. Bunun yanı sıra teslim işlemleriyle bağlantılı fatura ve veriler de otomatikleştirildi. Uygulamanın, idari işlemleri geliştirmek ve pazarlama merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi.
Kadun, kurumun sorumluluğunun teslim alınan miktarlara ilişkin fatura ve verileri, buğday bedellerini çiftçilere ödeme yetkisine sahip kurum olan tarım bankalarına aktarmakla sona erdiğini belirtti. Kadun, kurumun açıklama tarihine kadar teslim alınan tüm miktarlara ilişkin faturaları bankalara aktardığını kaydetti.
Elektronik platform olumlu bir adım, ancak…
Kalkınma uzmanı Ekrem El-Afif, SANA’ya yaptığı açıklamada, elektronik platformun pazarlama işlemlerini düzenlemek açısından olumlu bir adım olduğunu, ancak tarımsal faaliyetlerin niteliğine uygun hale gelmesi için daha fazla geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
El-Afif, hasat tarihlerinin biçerdöver, traktör ve iş gücünün bulunabilirliğine bağlı olması nedeniyle bazı çiftçilerin ürün teslim tarihlerini kesin olarak belirlemekte zorlandığını ifade etti.
Bunun bazı çiftçilerin ürünlerini pazarlamasında gecikmelere yol açtığını belirten El-Afif, mahsul bedellerinin hızlı şekilde ödenmesinin çiftçinin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi ve bir sonraki tarım sezonuna hazırlanabilmesi açısından temel bir unsur olduğunu vurguladı.
Çiftçilerin talepleri
Tarım Bakanlığı, çiftçilerin başlıca taleplerinin üretim maliyetlerinin, özellikle tohum, gübre ve yakıt fiyatlarının düşürülmesi üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Bakanlık ayrıca üretim maliyetlerini karşılayan ve buğday ekiminin genişletilmesini teşvik edecek uygun bir kar marjı sağlayan bir pazarlama fiyatının belirlenmesini talep etti.
El-Afif ise üretim maliyetlerinin yüksekliği, tarımsal finansman imkanlarının yetersizliği, yakıt ve tarım makinelerinin maliyetlerinin yüksekliği gibi sorunların devam ettiğine dikkat çekti. Bazı çiftçilerin buğday tohumlarının bir bölümündeki çimlenme oranına ilişkin dile getirdiği sorunlara da değinen El-Afif, söz konusu meselelerin teknik olarak incelenmesi ve sektörün geliştirilmesine yönelik planlar kapsamında ele alınması gerektiğini belirtti.
El-Afif, buğdayın yalnızca un ve ekmek üretiminden ibaret olmadığını, hayvancılık, taşımacılık ve tarımsal hizmetleri kapsayan bütünleşik bir ekonomik sistemin merkezinde yer aldığını belirtti. Bu nedenle yerli buğday üretiminin desteklenmesinin, gıda güvenliğinin güçlendirilmesindeki öneminin yanı sıra ekonomik ve sosyal açıdan da gerekli olduğunu vurguladı.
Gıda güvenliğini güçlendirmek için gelecek sezon yeni düzenlemeler
Tarım Bakanlığı, gelecek sezona hazırlık kapsamında tarım sektörünü düzenleyen yasa ve yönetmelikleri güncellemek için çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Bakanlık, üretim girdilerinin ithalatını kolaylaştırmayı ve şirketler arasında rekabet oluşturarak bu girdilerin daha düşük fiyat ve daha yüksek kaliteyle temin edilmesini sağlamayı amaçladığını belirtti. Bunun ekili alanların genişlemesine katkı sağlaması bekleniyor.
Bakanlık ayrıca fazla üretimin değerlendirilmesi ve çiftçilerin daha iyi gelir elde etmesi amacıyla sözleşmeli tarımı teşvik etmeyi sürdürüyor. Buna paralel olarak Tohum Islahı Genel Kurumu da tohum çeşitlerinin geliştirilmesi, saflık ve kalitelerinin iyileştirilmesi ve teknik standartlara uyulması yönündeki çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar, birim alandan elde edilen verimin artırılması ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesini hedefleyen stratejinin bir parçasını oluşturuyor.
2026 buğday sezonuna ilişkin göstergeler, çiftçilerin desteklenmesi ve üretim girdilerinin temin edilmesinden başlayarak pazarlama, teslim alma ve depolamaya, oradan da hak edişlerin hızlı şekilde ödenmesine uzanan bütünleşik bir sistemin oluşturulmasının önemini ortaya koyuyor. Buğday, Suriye’de gıda güvenliği ve tarım sektörünün istikrarıyla doğrudan bağlantılı stratejik bir ürün olmayı sürdürüyor.
Y.K / R.Y