Dünya Bankası ve uluslararası kuruluşlar, Orta Doğu’daki savaşın genişlemesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle enerji, gıda ve emtia fiyatlarında eşi benzeri görülmemiş bir şok yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Şam (SANA)– 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve küresel enerji arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanma noktasına gelmesiyle yeni bir boyuta evrildi. Enerji fiyatlarındaki artış; elektrikten ulaşıma, gıdadan ilaca kadar hayatın her alanında dünya genelindeki ailelerin üzerinde ağır bir yük oluşturmaya başladı.
Dünya Bankası: Emtia fiyatlarında yüzde 16 artış bekleniyor
Dünya Bankası tarafından yayımlanan son raporda, arz kesintileri ve jeopolitik gerilimler nedeniyle emtia fiyatlarının yüzde 16 artacağı öngörüldü. Rapora göre, doğal gaza olan yüksek bağımlılık nedeniyle gübre fiyatlarının bu yıl yüzde 31 artması beklenirken, bu durumun tarımsal mahsuller, bitkisel yağ ve şeker fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturacağı tahmin ediliyor.
Hizmet sektörü, enerji maliyetlerindeki artıştan en doğrudan etkilenen alan olarak öne çıkıyor. Nakliye ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş temel gıda fiyatlarına yansırken, turizm sektöründe de otel ve restoranların işletme giderlerinin artmasıyla hizmet fiyatlarında artış yaşanıyor. Şirketler yükselen maliyetler karşısında ya istihdamı azaltma ya da fiyatları yükseltme yoluna gidiyor.
Petrol arzı tarihinin en büyük şokunu yaşıyor
Dünya Bankası verilerine göre, deniz yoluyla taşınan ham petrolün yüzde 35’inin geçtiği Hürmüz Boğazı‘ndaki aksamalar, petrol arzında günlük yaklaşık 10 milyon varillik bir düşüşe neden olarak tarihin en büyük şoklarından birini yarattı. Brent petrolün varil fiyatının, 2025’teki 69 dolar seviyesinden 2026’da ortalama 86 dolara çıkması beklenirken, enerji altyapısının daha fazla zarar görmesi durumunda fiyatların bu yıl 115 dolara kadar fırlayabileceği uyarısı yapıldı.
Ayrıca, teknoloji ve temiz enerji sektörlerinden gelen taleple alüminyum, bakır ve kalay gibi madenlerin fiyatlarının yüzde 17, güvenli liman arayışıyla da değerli metallerin fiyatlarının yüzde 42 oranında artması bekleniyor.
45 milyon insan açlık riskiyle karşı karşıya
Dünya Gıda Programı’nın (WFP) tahminlerine göre, petrol fiyatlarındaki her yüzde 1’lik artış gıda fiyatlarını yüzde 0,2 oranında yukarı çekiyor. Savaşın devam etmesi durumunda küresel gıda fiyatlarının yüzde 20 ila 25 oranında artabileceği ve bu durumun 45 milyon insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği vurgulanıyor. Bu krizden en çok Orta Doğu, Kuzey ve Güney Afrika ile Güney Asya’nın etkilenmesi bekleniyor.
Gelişmiş ekonomilerde hayat pahalılığı tırmanıyor
Gelişmiş ekonomilerde hayat pahalılığı hızla tırmanırken birçok ülkede ekonomik veriler alarm veriyor. İngiltere’de halkın yüzde 80’i gıda fiyatlarındaki artıştan derin endişe duyarken İngiltere Merkez Bankası gıda enflasyonunun yıl sonuna kadar yüzde 7’ye ulaşabileceği öngörüsünde bulunuyor. Avrupa tarafında ise AB ülkelerinde elektrik ve gaz fiyatlarında yaşanan sert sıçramalar, özellikle Almanya, İtalya ve İspanya’da enflasyonun belirlenen hedeflerin üzerinde seyretmesine neden oluyor.
ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi verileri yaşam maliyetlerinin 2022’den bu yana en yüksek artışı kaydettiğini ortaya koyarken benzin fiyatları savaşın başlangıcından bu yana yüzde 48 artarak galon başına 4,50 dolar sınırını aşmış durumda bulunuyor. Benzer bir tabloyla karşı karşıya olan Güney Kore’de ise nisan ayı itibarıyla tüketici fiyatları yüzde 2,6 oranında yükselirken petrol ürünlerindeki fiyat artışının yüzde 20’yi bulduğu kaydediliyor.
Dünya genelinde gözler, küresel ekonomiyi ve halkların geçim şartlarını korumak adına siyasi ve askeri müzakerelerden çıkacak sonuçlara çevrilmiş durumda.
İ.K