Suriye’nin Fransa’dan yaklaşık 15 yıl sonra iade aldığı 23 tarihi eser, “Suriye Yazı 2026” festivali kapsamında Şam Kalesi’nde sergileniyor.
Şam (SANA) – Şam Kalesi, yaklaşık 15 yıllık bir ayrılığın ardından geçen temmuz ayında Fransa’dan anavatana dönen 23 Suriye eserine ev sahipliği yapıyor. «Suriye Yazı 2026» festivali kapsamında düzenlenen sergi, ailelerin, çocukların ve gençlerin farklı tarihi dönemlere uzanan Suriye mirasından örnekleri yakından tanımasına olanak sağlıyor.
Eserlerin kalede sergilenmesi özel bir önem taşıyor; zira bu durum, eserlerin yalnızca birer sanat eserinden ibaret olmayıp Suriye tarihinin canlı şahitleri olarak yeniden sunulmasını sağlarken, çocuklara, gençlere ve ailelere festival etkinliklerine katılım göstermeleriyle eş zamanlı olarak eserleri inceleme, açıklamalarını okuma ve medeniyete dair anlamlarını öğrenme fırsatı sunuyor.
Suriye’nin farklı dönemlerini ve bölgelerini temsil eden eserler
Konuya ilişkin SANA’ya açıklamalarda bulunan Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Dr. Mesud Bedevi, sergilenen eserlerin büyük bir tarihi değere sahip olduğunu belirterek, tarih öncesi çağlardan Osmanlı dönemine kadar uzanan ardışık zaman dilimlerine ait bu eserlerin, Suriye medeniyetinin çağlar boyunca sahip olduğu çeşitliliği ve zenginliği gözler önüne serdiğini kaydetti.
Bedevi, söz konusu eserlerin 2010 yılından bu yana Paris’teki Arap Dünyası Enstitüsü’nde düzenlenen bir Suriye eserleri sergisine ödünç olarak verildiğini, ancak devrik rejim döneminde Suriye-Fransa ilişkilerinin kesilmesi nedeniyle eserlerin iade edilemediğini belirtti.
Bedevi, iade sürecinin Suriye ile Fransa arasındaki koordinasyonun ve bu süreçte gösterilen hukuki ile teknik işbirliğinin bir meyvesi olduğunu, bu sayede eserlerin asıl vatanına dönmesi için gerekli prosedürlerin tamamlandığını ifade etti. İade sürecinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçtiğimiz temmuz ayındaki Şam ziyareti vesilesiyle gerçekleştiğini belirten Bedevi, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğünün bu önemli eser grubunun dönüş sevincini Suriyelilerle paylaşmayı amaçladığını vurguladı.
Asıl planın eserleri Şam Ulusal Müzesi’nde sergilemek olduğunu açıklayan Bedevi, Şam Kalesi’nde düzenlenen «Suriye Yazı» festivalinin, başta çocuklar, gençler ve aileler olmak üzere geniş bir kitleyle buluşmak ve müdürlüğün etkinliğe katılımını sağlamak için uygun bir fırsat oluşturduğunu kaydetti.
Yoğun ilgi ve eserlerin değerine dair artan bilinç
Serginin büyük bir kitlesel ilgi gördüğünü ve ilk günden bu yana ziyaretçilerin eserlere gösterdiği ilgiyi yakından gözlemlediğini belirten Bedevi, halkın eserlerle etkileşim biçiminin tarihsel değerine ilişkin bilinçte olumlu bir gelişmeyi yansıttığını söyledi.
Bedevi, “Geçmişte bazı ziyaretçiler eseri sadece bir sanat eseri olarak görüp turuna devam ederken, bugün çok sayıda ziyaretçinin eserlerin önünde durduğunu, refakatçi açıklamaları okuduğunu, detaylarını incelediğini ve tarihini öğrendiğini görüyoruz; bu çok olumlu bir durumdur” dedi.
Serginin festival bünyesinde düzenlenmesinin, daha önce Şam Kalesi’ne hiç adım atmamış pek çok kişinin kaleyi ziyaret etmesini teşvik ettiğini belirten Bedevi, bu sayede ziyaretçilerin hem etkinliklerin tadını çıkardığını hem de aynı zamanda sergiyi ziyaret ederek eserleri tanıma fırsatı bulduğunu ifade etti.
Eserlerin orijinal müzelerine iadesi
Serginin sona ermesinin ardından grubun akıbeti hakkında bilgi veren Bedevi, her bir eserin Şam, Halep, Lazkiye, Dera veya diğer şehirlerde alındığı asıl müzesine ya da yerine geri döneceğini belirtti. Bu eserlerin; sahil, kuzey, güney ve Cezire bölgelerindeki konumları kapsayarak Suriye’nin coğrafi ve medeni çeşitliliğini mümkün olan en geniş ölçüde temsil ettiğini kaydetti.
Eserlerin önemine dair bilincin anaokulu aşamasından itibaren eğitim sürecinin bir parçası haline getirilmesi ve her yaş grubuna uygun bilimsel ve kültürel programlar aracılığıyla üniversitelere kadar çeşitli aşamalarda sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Bedevi, bu hedefe ulaşmanın yıllar süren sürekli bir çalışmayı gerektirdiğini belirtti.
Çocuklar ve gençler arasında tarihi eserleri korumanın önemine dair bilinç yaymanın, eserlerin Suriye’nin tarihini, medeniyetini ve ulusal hafızasını temsil etmesi hasebiyle korunmalarının temelini oluşturduğunu ifade etti.
Şam Kalesi’nde sergilenen 23 eser, Paris’teki Arap Dünyası Enstitüsü tarafından geçtiğimiz temmuz ayında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğüne iade edilmeleriyle yaklaşık 15 yıllık bir ayrılık yolculuğunu geride bırakıyor. Bu eserlerin anavatana dönüşü ve ardından «Suriye Yazı 2026» festivalinde ziyaretçilerle buluşturulması, Suriye mirasının geri alınması, korunması ve kuşakların ülkelerinin medeni hafızasıyla yeniden bağ kurması yolunda önemli bir adım teşkil ediyor.
V.K / İ.K


