Humus’un batı kırsalında yer alan ve 2006 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen tarihi El-Hısn Kalesi (Krak des Chevaliers), 13 Temmuz 2013’te maruz kaldığı ağır bombardımanın yıl dönümünde, devrik rejimin tüm yıkım izlerine karşı görkemini ve tarihe tanıklığını sürdürüyor.
Humus (SANA) – Suriye’nin orta kesiminde yer alan Humus ilinin batı kırsalındaki El-Hısn Kalesi, ülkenin köklü tarihine uzanan dokuz asırlık küresel bir mirası temsil ediyor. Deniz seviyesinden 750 metre yükseklikteki stratejik bir tepede konumlanan tarihi kale, 2006 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.
El-Hısn Kalesi, devrik rejim güçlerinin takvimler 13 Temmuz 2013’ü gösterdiğinde başlattığı ve yapının tarihi dokusuna aldırış etmeksizin gerçekleştirdiği ağır bombardımanın yıl dönümüne giriyor. Söz konusu dönemde düzenlenen yoğun saldırılar, kalede ve çevresindeki sivil yerleşim alanlarında büyük çapta tahribata yol açmıştı.
Humus El-Hısn Kalesi Eserler Dairesi Başkanı Hazim Hanna, SANA muhabirine yaptığı açıklamada, kalenin dünyanın en güzel ve mimari yapısını en iyi korumuş kalelerinden biri olduğunu belirtti. Hanna, yaklaşık 30 bin metrekarelik bir alana yayılan kalenin eşsiz askeri mühendisliği, savunma tahkimatları, iç ve dış kale yapısı ile bu ikisini ayıran su hendeğiyle öne çıktığını ifade etti.

“Kalenin hedef alınması kültürel mirası yok etme girişimiydi”
Kalenin stratejik önemine değinen Hanna, Sultan Baybars’ın 1271 yılında kaleyi kontrol altına alıp Haçlıları buradan çıkarmasının ardından, sahil ile iç kesimler arasındaki ticari ve askeri kervan yollarını bu sayede denetlediğini aktardı.
Hanna, kalenin diğer Suriye eserleri gibi 2013-2014 yılları arasında devrik rejimin bombardımanlarına maruz kaldığını belirterek, iç avlu, kale girişi, dairesel avluya çıkan merdivenler, Sultan Baybars Kulesi, Komutanlar Kulesi ve kuzey cephesinde çok büyük tahribat oluştuğunu ifade etti. Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün, UNESCO ile koordineli bir şekilde hasarın büyük kısmını restore etmeyi başardığını ve çalışmaların sürdüğünü kaydeden Hanna, kalenin dünya genelinde en önemli turizm merkezlerinden biri olma konumunu koruduğunu vurguladı.

1031 yılında inşa edilen yapı Orta Doğu’nun en önemli sembolleri arasında yer alıyor
El-Hısn kasabası sakinlerinden Dr. Muhammed Vehbi, kaledeki sahra hastanesine katılmadan önce Humus’taki askeri hastanede görev yaptığını belirterek, kasaba ve kalenin ağır bir kuşatma altında kaldığını; savaş uçakları, topçu atışları ve varil bombalarıyla sistematik olarak bombalandığını ifade etti. Vehbi, 2014 yılında uzlaşma sürecine girmeye çalışan 200 kişinin gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğunu belirterek, kalenin hedef alınmasının Suriye’nin kültürel mirasını yok etme amacı taşıdığını vurguladı.

Kasaba sakinlerinden Ammar El-Kadi ise kale içindeki direnişçilerin ağır bir kuşatmaya göğüs gerdiğini ve her gün farklı silahlarla bombalandığını ifade etti. Devrik rejime ait savaş uçaklarının kalenin dünyaca bilinen önemine aldırmadan saldırdığını söyleyen El-Kadi, Temmuz 2013’teki bombardımanın tarihi merdivenleri, kuleleri, iç ve dış kapıları yerle bir ettiğini ve kale çevresinde büyük yangınlara yol açtığını belirtti.
Dünyanın en ihtişamlı ve görkemli kaleleri arasında gösterilen, Orta Doğu’nun en sembolik tarihi yapılarından biri olan El-Hısn Kalesi, 1031 yılında Humus Emiri Şiblüddevle Nasr bin Mirdas tarafından inşa ettirilmişti. Kale, daha sonra içinde barınan Kürt garnizonuna atfen “Hısnü’l-Ekrad” (Kürtlerin Kalesi) olarak adlandırılmıştı.
R.H / İ.K



