ŞAM (SANA) – Şam’ın kalbinde yükselen tarihi Maktab Anbar, sadece asırlık bir yapı değil, Suriye’deki Arapça eğitim tarihinin dönüm noktalarına tanıklık eden ve milli kimliğin şekillenmesinde büyük rol oynayan bir eğitim abidesi olarak varlığını sürdürüyor.
Suriye’nin başkenti Şam’ın eski şehir merkezinde yer alan Maktab Anbar, mimari estetiği ile insan yetiştirme misyonunu buluşturan nadide eserlerden biri olarak dikkat çekiyor. Sadece arkeolojik bir yapı olmanın ötesinde, nesillerin bilincinin şekillenmesine, bilimsel ve kültürel değerlerin pekişmesine katkıda bulunan yapı, bölgenin eğitim tarihindeki “fener” olma özelliğini koruyor.
Geleneksel Şam mimarisinin eşsiz örneği

Suriye Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Miras Müdürlüğü tarafından yayımlanan Halk Mirası dergisinde araştırmacı Enes Tello’nun çalışmasına göre Maktab Anbar, geleneksel Şam mimarisinin en belirgin özelliklerini taşıyor. Yapı, demir sütunlar üzerine oturtulmuş zarif balkonlu revakları, mermer fıskiyeli havuzları ve avlusunu saran yeşil asmalarıyla ziyaretçilerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.
Mermer sütunlara dayanan geniş eyvanı ve bu eyvanın başında yer alan ilim salonu, yapının sadece görsel bir güzellik değil, aynı zamanda tefekkür ve yaratıcılığa alan açan bir felsefeyle inşa edildiğini kanıtlıyor.
İdadiye-i Mülkiye’den ulusal anıta
Şam’ın tarihi Midhat Paşa Caddesi’nde konumlanan bina, 1887 yılında “İdadiye-i Mülkiye” adıyla kapılarını açtı. Döneminde Suriye’nin tek lisesi olma özelliği taşıyan okul, farklı bölgelerden gelen talebelerle ilim merkezine dönüştü. Zamanla “Mekteb-i Sultani” adını alan yapı, Fransız işgali yıllarında ulusal direniş ruhunun ve milli bilincin kalesi haline geldi.
1930’lu yıllarda öğretmen yetiştirme ve yükseköğretim sınıflarına ev sahipliği yapan bina, 1937 yılında öğrencilerinin Cevdet El-Haşimi Lisesi’ne taşınmasının ardından farklı kültürel işlevler üstlendi. Bağımsızlık sonrası Enstitü, Kadın Sanat Okulu ve Halk Kültür Sarayı olarak hizmet veren yapı, gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından bugün Şam’ın en seçkin kültürel ve turistik merkezleri arasında yer alıyor.
İlim ve belagatin buluştuğu sınıflar
Maktab Anbar’ın tarihsel önemi, mimarisi kadar bünyesinde barındırdığı seçkin eğitim kadrosundan da kaynaklanıyor. Arap dilinin büyük alimleri Selim El-Cundi, Abdülkadir El-Mübarek ve şair Muhammed El-Bezm gibi isimlerin ders verdiği salonlar, o dönemde eğitimin sahip olduğu kutsallığın ve disiplinin simgesi olarak görülüyor.
Çok yönlü alim modelinin temsilcisi matematikçi Müslim İnaye ve gramer (nahiv) eğitimini sadeleştirerek öğrencilerine sevdiren Muhammed El-Davudi gibi isimler, modern teknik imkanların kısıtlı olduğu dönemlerde yetiştirdikleri bilimsel şahsiyetlerle Maktab Anbar ekolünü oluşturdu.
Eğitimden kültüre uzanan yaşayan bir miras
Bugün Maktab Anbar, somut ve somut olmayan mirasın bütünleşik bir modeli olarak, sadece taşlardan oluşan tarihi bir bina değil, derin insani ve bilişsel deneyimleri barındıran yaşayan bir bellek işlevi görüyor.
Geçmişten bugüne aktarılan akademik birikimin ve toplumsal hafızanın merkez üssü olan bu yapı, Suriye’nin eğitim ve kültür tarihini bugünkü nesillerle buluşturuyor. Bu noktadan hareketle Maktab Anbar’ın korunması ve yaşatılması, sadece turistik bir simgeye sahip çıkmak değil, aynı zamanda ülkenin ulusal kimliğini oluşturan değerleri geleceğe taşımak adına büyük bir kültürel sorumluluk olarak kabul ediliyor. Bu “eğitim çınarı”, bugün de sunduğu kültürel etkinliklerle Şam’ın entelektüel dokusunu canlı tutmaya ve geçmişteki “ilim ocağı” kimliğini modern bir vizyonla sürdürmeye devam ediyor.