ŞAM (SANA) – Suriyeli sanatçı Salih El-Hejer, “Zindan Duvarlarından” adlı yeni sergisiyle, cezaevlerinde tanıklık ettiği acıları ve tutukluların duvarlara bıraktığı izleri estetik bir dokunuşla görsel bir hafızaya dönüştürüyor.
Suriyeli plastik sanatçı ve hattat Salih El-Hejer, “Zindan Duvarlarından” (Min Cudran El-Zenzana) başlığı altında açtığı yeni sergisinde, kişisel bir tanıklıktan yola çıkarak hazırladığı eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Sanatçı, bir dönem acının ve esaretin tanığı olan hücre duvarlarını, hafızayı diri tutan ve hikâyeler anlatan görsel bir alana dönüştürüyor.

Sergi, Suriye’deki devrik rejimin cezaevlerinde tutuklu bulunanların yaşadığı dramı yansıtan insani bir belge niteliği taşıyor. El-Hejer, sergisinde “orada olanların, onlarla birlikte kalıp hayatta kalanların” seslerini geri çağırırken, bu deneyimleri sessiz birer çığlık ve umut penceresi olarak tablolara nakşediyor.
Hücre duvarlarındaki izler sanata dönüştü
Sergi kapsamında, tuval üzerine akrilik boyayla çalışılmış toplam 20 eser yer alıyor. Sanatçı, tutukluların hücre duvarlarında bıraktığı görsel ve fiziksel dokuları yansıtmak amacıyla özel teknikler ve araçlar kullandı. Bu teknik arayış, duvarlardaki duaların, münacatların, ayetlerin ve çeşitli ifadelerin taşıdığı duygusal derinliği “yaşayan insani tanıklıklar” olarak yeniden üretmeyi hedefliyor.
Eserlerde belgesel gerçeklik ile sembolizm bir arada harmanlanırken, harfler dilsel işlevlerini aşarak derin bir görsel anlatımın temel öğesi haline geliyor.

Kültür Bakanı El-Salih: Sanat yüce bir mesaj taşımalıdır
Serginin açılışında açıklamalarda bulunan Suriye Kültür Bakanı Muhammed Yasin El-Salih, sanatın toplum üzerindeki etkisine değindi. El-Salih, “Sanat, yüce bir insani mesaja dayanmıyorsa bir tür soytarılıktır” diyerek her sanat eserinin net bir mesajı olması gerektiğini vurguladı.

Bakanlık olarak “zindan duvarlarından doğan edebiyat” fikrine, Suriye’nin kültürel hafızasının bir parçası olması hasebiyle büyük önem verdiklerini belirten El-Salih, bu serginin; yazıdan resme, fotoğraftan tiyatroya kadar her alanda acıyı belgeleyerek ulusal kimliğin inşasına katkı sunduğunu ifade etti. Bakan El-Salih ayrıca, tablolarda yer alan ve bir mahkûmun annesinin vefat haberini aldıktan sonra duvara karaladığı ifadelerin derin duygusal etkisine dikkat çekti.
12 Yıl önceki kişisel deneyimden ilham aldı
Sanatçı Salih El-Hejer, projenin temelinde 12 yıl önce bizzat yaşadığı tutukluluk sürecinin bulunduğunu belirtti. Sergisini “sanat yoluyla Suriyeli tutukluların acılarını anlatan bir belge” olarak tanımlayan El-Hejer, hücre arkadaşlarının duvarlara kazıdığı isim ve mesajların eserlerini oluştururken temel motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi.

El-Hejer, “Tutukluların yazdığı o kelimeler birer direniş aracıydı. Tablolardaki her cümle zulme karşı bir çığlık ve özgürlüğe doğru atılmış bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Hafıza ve kimlik mücadelesi olarak sanat
Kurtuluş sonrası Suriye’deki ikinci sergisini açan El-Hejer, sanatını Suriye deneyimini görsel olarak yeniden okuma çabası olarak görüyor. İlk sergisinde yıkımın izlerini belgeleyen sanatçı, bu kez yeni Suriye’nin görsel kimliğini ve hafızasını ön plana çıkarıyor. Sanatçıya göre eserleri, unutmaya karşı bir direniş ve insani acıların ifade bulduğu bir alan işlevi görüyor.

Sanatçı Salih El-Hejer hakkında
Suriyeli ve Arap Plastik Sanatçılar Birlikleri üyesi olan hattat ve sanatçı Salih El-Hejer, çağdaş hat sanatının önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Eğitimini Mısırlı ünlü hattat Mesad Hudeyr El-Bursaydi’den alan sanatçı, 2001 yılından bu yana yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda sergiye imza attı. 2014 yılında Şarika Hat Sanatı Festivali’nde Onur Ödülü kazanan sanatçının eserleri, dünya genelinde birçok resmi kurum ve özel koleksiyonda sergilenmektedir.
