ŞAM (SANA) – Ramazan ayının gelişiyle birlikte Şam sokakları, tatlı şurup ve taze kızartılmış hamur kokusuyla doluyor. Işıl ışıl fenerlerin arasında ve iftar vakti ilan eden seslerin eşliğinde, “Na’em” tatlısı, Suriye’nin en ünlü lezzetlerinden biri olarak sofralardaki yerini alıyor; toplu hafızadan ve aile sofralarından ayrı düşünülmesi mümkün değil.
Başkentte özellikle yaygın olan bu geleneksel tatlı, nesiller boyu oruç sonrası buluşmaların vazgeçilmezi olmuştur. Onun varlığı tesadüfi değil: Na’em, Ramazan boyunca Şam misafirperverliği, ortak sevinç ve gastronomik kimliğin simgesi olarak kabul ediliyor.
Tatlı, un ve sudan hazırlanan hafif bir hamur tabanı üzerinde hazırlanıyor. Na’em, altın rengi ince ağlardan oluşan yapısıyla dikkat çekiyor ve tatlı şurup katmanlara işliyor. Kızartıldıktan hemen sonra sıcak servis ediliyor; iftar sofralarının en lezzetli tatlılarından biri haline geliyor ve uzun gece sohbetlerine tat katıyor.
Gençler ve yaşlılar, oruç dolu bir günün ardından bu tatlıyı heyecanla bekliyor. Dışının çıtırlığı ve içinin yumuşaklığı, dengeli tatlılığıyla birlikte Ramazan ruhunu yansıtıyor: sadelik, minnettarlık ve sosyal bağlar.
İsmin Kökeni ve Anlamı
“Na’em” ismi Arapçada “yumuşak” veya “ince” anlamına geliyor; bu, tatlının ağızda eriyen dokusunu doğru şekilde tanımlıyor. deq”ti; bu kelime “kalın veya büyük ekmek” anlamına geliyor.
Geçmişte, tatlı “Fakir Tatlısı” olarak da biliniyordu çünkü Şam’daki diğer tatlılara göre daha ucuzdu. Geleneksel pazarlarda özellikle Ramazan ve özel günlerde satılır, insanlar iftar sonrası taze ve sıcak olarak satın alırlardı.
Zamanla Na’em, sade bir tatlı olmaktan çıkarak halk mirası ve Şam’ın en karakteristik lezzetlerinden biri haline geldi. Hazırlama yöntemi Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Lübnan gibi ülkelere de yayıldı.
Hazırlanışı
Na’em’in büyüsü, malzemelerinin basitliğinde yatıyor: un, su, maya, şeker, kızartma için yağ, tatlı şurup ve susam veya hindistan cevizi ile süsleme.
Hafif ve akışkan hamur mayalandıktan sonra ustalıkla sıcak yağın içine dökülüyor; ince daireler veya hassas ağlar oluşuyor ve altın rengi, çıtır bir doku kazanıyor. Kızartıldıktan sonra doğrudan soğuk şurupta bekletiliyor; böylece sıcaklık ve dokuda mükemmel bir kontrast elde ediliyor. Üstüne susam veya hindistan cevizi serpiştiriliyor.
Ramazan Ruhunu Taşıyan Lezzet
Na’em, sadece bir tatlı değil; Suriye’de Ramazan manzarasının temel bir parçası. Eskiden ve hâlâ bazı eski mahallelerde, bu tatlıyı hazırlayan tezgahlar buluşma noktası oluyor. Aileler satıcının etrafında toplanıyor, hamurun kızgın yağdaki desenlerini izliyor ve tatlı henüz buharı tüterken şurupla buluşma anını bekliyor.
Bu sahnede Ramazan ruhu somutlaşıyor: topluluk, gelenekler ve nesiller boyu aktarılan lezzetler.
Şekerleme dünyasında yeni tatlar ve uzmanlıklar ortaya çıksa da, Na’em Suriye halkının kalbinde özel yerini koruyor. O, özgün Şam mutfağının bir simgesi ve Ramazan gecelerindeki sadeliğin en güzel, en samimi ziyafetlere dönüşebileceğinin kanıtı.
Y.K / Y.H