ŞAM (SANA) – Şam’ın kalbinde, zamanın dokusuna işlenmiş bir atölyede, renkler ışığa karışıyor… İncelik ile estetiğin buluştuğu vitray sanatı, bugün hâlâ birkaç usta elinde yaşamaya devam ediyor. Bu sanat, geleneksel ustalığın modern teknolojiyle harmanlandığı, geçmişle geleceği aynı pencerede birleştiren bir miras niteliğinde.
Zanaatkâr Abdullah Sufiyye, SANA muhabirine “Tüm zorluklara rağmen bu sanatı ayakta tutmaya çalışıyoruz,” diyor. Üretim süreci, bilgisayar destekli tasarım (CAD) programlarında hazırlanan modellerle başlıyor. Bu sayede, tasarımlar müşteriye uygulanmadan önce sanal ortamda sunulabiliyor. Onaylanan modeller, modern cam kesim makineleriyle yüksek hassasiyetle işleniyor.

Camın temizlenmesi ve yüzey pürüzlerinin giderilmesinin ardından, parçalar bakır şeritlerle sarılarak lehimleme tekniğiyle bir araya getiriliyor. Sufiyye, teknolojinin kolaylıklarına rağmen bu aşamanın hâlâ usta elinin sezgisine dayandığını vurguluyor. Bilgisayar destekli kesim teknikleri üretim süresini iki günden iki saate düşürse de, sanatın özündeki ruh korunuyor.
Işığın ve Rengin Uyumuyla Şekillenen Gelenek
Sufiyye’ye göre vitray, Suriye’de yüzyıllara uzanan köklü bir geçmişe sahip. Eskiden tamamen el işçiliğine dayanan bu sanat, günümüzde teknolojinin katkısıyla daha çeşitli, hassas ve çağdaş taleplere cevap verebilen bir ifade biçimine dönüşmüş durumda.
Suriye Zanaatkârları Konfederasyonu’ne bağlı Ticaret Evi Müdürü Halid Fayyad, teknolojinin bu kadim sanata dâhil edilmesiyle uygulamalardaki hassasiyetin arttığını, renk ve desen yelpazesinin genişlediğini belirtiyor. Ona göre vitray, artık Suriye’nin kültürel kimliğini çağdaş bir yorumla yansıtan ışık panolarına dönüşmüş durumda.
Fayyad, bakır ve demir oksitlerle renklendirilen camın kendine özgü bir derinlik oluşturduğunu, çok renkli geometrik kompozisyonların mimaride önemli bir yer edindiğini söylüyor. Geleneksel Şam evlerinde, cam süslemeli pencerelerin ahşap, taş ve alçı kalıplarla şekillendirildiğini hatırlatıyor.

Işığın Dua ile Buluştuğu Nokta
Vitray yalnızca bir süsleme değil, ışığın ve inancın buluştuğu bir dil. Fayyad, geçmişte camlardan süzülen renkli ışığın namaz vakitlerinin belirlenmesinde kullanıldığını anlatıyor. İslam dünyasının büyük bilim insanlarından İbnüşşâtır gibi gölge ve zaman üzerine çalışan alimlerin, bu ışık oyunlarından ilham aldığını da ekliyor.
Bugün, bu sanatı sürdüren usta sayısı azalsa da, birkaç zanaatkârın özverili çabaları sayesinde vitray yaşamaya devam ediyor. Gelenekten ilham alan ama teknolojiden korkmayan bu ustalar, el işçiliğiyle dijital hassasiyeti birleştirerek sanatın ruhunu koruyor.






