El Esad: ABD Türkiye Dahil Kukla Devletlere Rol Dağılımı Yapıyor (video)

ŞAM – Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad Rusya’nın NTV Kanalına açıklamalarında Suriye’de yaşanan savaşın gerçeklerine ışık tuttu.

Dış Faktörler Büyük Bir Rol Oynadı

Cumhurbaşkanı el Esad Suriye’nin tanık olduğu bu muhtelif yönlü savaşın neden ve gelişmelerine ilişkin soruya cevabında bunun dahili ve harici iki şıkı olduğunu ifade etti.

El Esad dahili sorunların bölgedeki her devlet ve toplumun yaşadığı sorular olduğunu söyledi. Suriye’nin bu sorunların bir kısmını savaş öncesi süreçte çözdüğüne dikkat çeken el Esad; bir kısım meselelerin de farklı vizyonlar taşıdığını belirtti.

Sözlerine devam eden el Esad fakat yaşanan bu olaylarda dış faktörlerin büyük bir rol oynadığının altını çizdi. Bölge devletleri ve toplumlarının benzer koşullar ve sorunlara tanık olmalarına rağmen hiçbir devlet ya da bölgenin Suriye’nin tanık olduğu savaşa benzer bir savaş yaşamadığına dikkat çeken el Esad; bunun da dış faktörlerin rolünü ortaya koyduğunu kaydetti.

El Esad Arap Körfez ülkeleri gibi bir kısım devletlerin Suriye’de mevcut bir kısım sorunlardan çok daha kötü sorunlar yaşadıklarına, bu ülkelerin bir kısmında demokrasi, insan hakları, özgürlük ya da benzeri hiçbir şeyin bulunmadığına vurgu yaptı.

Suriye’de olayların başında temel sloganın demokrasi ve özgürlük olduğunu hatırlatan el Esad; bunlar adına hiçbir şeyin bulunmadığı bir kısım devletlerde benzer olayların yaşanmamasının bir dizi gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. El Esad bu gerçeklerin başında da Suriye’de yaşanan tüm bu savaşta en büyük faktörün dış müdahaleler, provokasyon ve teröre destek olduğunun altını çizdi.

Teröre Destek ve Gerçekleri Çarpıtmada Hiçbir Sınır Tanımadılar

Suriye’de yaşanan bu savaşın planlarının Suriye’de değil de ABD, İngiltere ve Fransa gibi Batılı devletlerde yapıldığına dikkat çeken el Esad; Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi tabi olan devlet rejimlerinin de bu planlara katılıp ilk baştan beri büyük meblağlarda paralar harcadıklarını kaydetti. El Esad bu devletlerin Suriye’de olayları provoke etme, terörü destekleme ve savaşın devam etmesi için harcadıkları paralar ve gerçekleri çarpıtma çabalarında hiçbir sınır tanımadıklarına işaret etti.

Dış Güçlerden Büyük Bir Destek Aldılar

Teröristlerin Şam kırsalı Doğu Ğuta’da tüm bu tünelleri nasıl kazıdıkları ve bunun nasıl fark edilmediğine ilişkin soruya cevabında el Esad; teröristlerin ellerinde bulunan ekipmanlara ilaveten devlet kurumları ve özel şirketlerden farklı makine ve ekipmanlar çaldıklarına dikkat çekti.

El Esad Doğu Ğuta’nın büyük ve geniş bir çöl alanı ile Ürdün sınırlarına direk bağlı olduğuna işaret ederken, hiç kimsenin büyük bir çöl alanı kontrole alması ya da denetlemesinin mümkün olmadığını söyledi.

Sözlerine devam eden el Esad; teröristlerin belli başlı devletlerden her türlü desteği aldıkları bir zamanda Suriye’nin her bölgeyi gözetleyecek uyduları ya da yerin derinliklerinde yapılan tünel kazıma çalışmalarını keşfedeceği teknolojiye sahip olmadığını ifade etti.

Kimyasal Silah Saldırıları Müdahale ve Saldırı Mazeretidir

Doğu Ğuta ve farklı bölgelerde insanların Nusra Cephesi tarafından kimyasal silah saldırısına maruz kaldıklarını kanıtlamaya hazır olmalarına rağmen Batılı devletlerin kimyasal saldırılarda devleti sorumlu tutma ısrarında olmalarına ilişkin soruya cevabında el Esad; kimyasal silah saldırıları hikayesinin Suriye ve halkını hedef alan dış güçlerin Suriye hükümetine karşı kullandıkları temel hikaye olduğunu söyledi.

El Esad bu hikayenin genel olarak edat olarak kullandıkları terör örgütlerin yenilgilere uğratıldıkları zamanlarda ortaya koyulduğuna dikkat çekti. Kimyasal silah saldırısı iddialarının Suriye’ye direk müdahale etme ve askeri saldırıda bulunmada mazeret olarak kullanıldığını ifade eden el Esad; kiralık edatları olan teröristlerin her yenilgisinde bu mazereti kullandıklarını kaydetti.

Zaferler Kazanan Ordunun Böyle Suçlamalara Yol Açacak Adım Atması Mantıklı Değildir

Suriye’nin elinde kimyasal silah bulunup bulunmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’nin 2013 yılında sahip olduğu tüm kimyasal silah tersanesinden tamamen arındırıldığını belirtti.

Sözlerine devam eden el Esad; kimyasal silah kullanma suçlamalarının her zaman Suriye ordusunun teröristlere karşı önemli zaferler kaydettiğinde ortaya çıktıklarına dikkat çekti. Bir ordunun zafer kaydettiği sırada kimyasal silah kullanmasının hiçbir mantık ya da gerekçesi olmadığına vurgu yapan el Esad; Suriye ordusunun zaferler kaydettiği bir zamanda böyle suçlamalara maruz kalacak herhangi bir adım atmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Uluslararası Kanunlara Saygı Olmadığı Sürece Sınır Koymak Zordur

Kimyasal saldırı provokasyonlarına sınır koyma olanağına ilişkin soruya cevabında el Esad; bu gibi provokasyonların geçeklere değil de onların hayalleri ve medya araçlarına dayalı olması nedeniyle sınır koymanın mümkün olmadığını belirtti.

Kimyasal saldırı provokasyonlarının Suriye’de değil, Batılı devletlerde yapıldığına dikkat çeken el Esad; ABD’nin yalan ve iftiralardan ibaret suçlamalarda bulunup ardından saldırıya geçtiğini kaydetti.

ABD’nin uluslar arası kanunlar ve BM misakını hiçe saydığını belirten el Esad; uluslar arası kanunlara saygının yanı sıra ihlallere sınır koyacak etkin BM kurumları olmadığı sürece asılsız suçlamalar ve provokasyona sınır koymanın mümkün olmadığını ifade etti.

Suriye Toplum Olarak Bütündür

Suriye savaşında farklı tarafların bulunmasıyla tüm bu yaşananlardan sonra Suriye’nin toprak bütünlüğünün nasıl korunabileceği sorusuna cevabında el Esad; Suriye’nin şu an coğrafik olarak parçalanmış olduğu, fakat toplum olarak bütün ve birlik içinde olduğunu kaydetti.

Suriye halkının farklı bileşenleri ve kesimleriyle birlik içinde olduğu sürece Suriye’nin parçalandığını söylemenin doğru olmayacağını belirten el Esad; coğrafi açıdan meydana gelen parçalanmanın ise işgal niteliğinde olduğunu vurguladı. Suriye’nin bir kısmının terör ya da terörü destekleyen yabancı güçlerin işgalinde olduğunu ifade eden el Esad, bu işgalin de mutlaka sona ereceğinin altını çizdi.

Siyasi Süreçte Suriye’nin Çıkarları Önemlidir

Suriye’de farklı tarafların çıkarları konusunda ise el Esad; siyasi süreç içinde Suriye ve halkının çıkarlarının her şeyin üstünde olduğunu vurguladı. El Esad; siyasi sürecin tamamen Suriyeli olacağını ifade ederken, iç meselelerde hiçbir devlet ya da yabancı gücün çıkarlarının herhangi bir önem taşımadığının altını çizdi.

Suriye’deki Savaş Baştan Beri Uluslararası Bir Savaştır

Suriye’de savaşın ilk baştan beri uluslar arası düzeyde başladığına dikkat çeken el Esad; ABD’nin dünyanın siyasi ve hatta askeri haritasını yeniden çizmek istediğini, bu haritada Suriye’nin temel çatışma alanlarından biri olduğunu ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad Suriye’de savaşın hegemonya, sömürü ve dayatmalarda bulunup radikal teröre her türlü desteği temin eden ABD ve müttefikleri ile uluslar arası kanunların pekiştirilmesini amaçlayıp terörle mücadele eden Suriye, Rusya ve müttefikleri arasında bir savaş olduğuna işaret etti.

Bunun İki Temel Nedeni Vardır

Suriye’nin neden savaş meydanı olarak seçildiğine ilişkin soruya cevabında el Esad; temel nedenlerden birinin Suriye’nin hegemonya ve dayatmalara boyun eğmemesi olduğunu ifade etti.

Bir diğer önemli nedenin ise Suriye’nin jeopolitik konumu ve Suriye toplumunun tarih boyunca kilit rol oyması olduğuna dikkat çeken el Esad; Suriye’nin coğrafi açıdan küçük olmasına rağmen tarih boyunca muhtelif dinler ve mezhepler arasında deprem fay hattı üzerinde düştüğünü kaydetti.

Sözlerine devam eden el Esad Suriye’nin tüm Ortadoğu’nun kontrolünde kilit ve merkezi bir konuma sahip olduğunu vurguladı.

Suriye için ilk büyük savaşın Firavunlar ve Hititler arasında yaşandığına dikkat çeken el Esad; tarih boyunca kilit bir konuma sahip olan ilk anlaşmanın milattan önce 12. Yüzyılda bu iki taraf arasında gerçekleştiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı el Esad Suriye’nin coğrafi olarak büyük ya da küçük olmasının hiçbir önemli olmadığını, tarih boyunca büyük güçlerin her zaman uğruna savaştıkları bir bölge olduğunu belirtti.

Rusya Uluslararası Denge Açısından Çok Önemlidir

Günü geldiğinde tüm yabancı güçlerin Suriye’den çekilmeleriyle Suriye’nin Rusya’dan beklentilerine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye ve Rusya’nın Suriye’de terörle mücadele ve terörün yok edilmesinden ibaret ortak bir çıkar bulunduğunu ifade etti.

Uzun süreçli beklenti konusunda ise el Esad; uluslar arası güç dengesinin sağlanmasında Rusya’nın büyük bir önem taşıdığını belirtti. El Esad bu denge için Rusya’nın Ortadoğu ve dünyanın farklı bölgelerinde askeri ve siyasi varlık göstermesinin de ciddi bir önem taşıdığını ifade etti.

Uluslar arası dengenin sadece büyük güç olan Rusya açısından önem taşımadığına işaret eden el Esad; aynı zamanda Suriye gibi coğrafi açıdan küçük devletler için de büyük bir önem taşıdığını vurguladı.

Terörü Destekleyen Devletlerin Yeniden Yapılanma Sürecine Dahil Olmalarına İzin Verilmeyecek

Suriye’nin tüm bu yıkımdan sonra yeniden yapılanma sürecine büyük miktarda paraya ihtiyaç duyması konusunda ise el Esad; bu yıkma yol açan teröre destekte bulunan devletlerin herhangi bir şekilde katılmalarına kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguladı.

El Esad Batılı devletlerin hiçbir zaman verici olmadığını, her zaman alıcı ve sömürücü olduğuna dikkat çekti.

Suriye’nin hiçbir zaman yabancı sermaye ile yapılanmadığına vurgu yapan el Esad; her daim kendi olanakları ve parası ile yapılandırıldığını, şimdi de bu koşullara rağmen terörü destekleyenlerin parasına ihtiyacı olmadığını ifade etti.

Suriye’nin savaş öncesinde hiçbir borcu bulunmadığına dikkat çeken el Esad; gerekli beşeri kaynaklara sahip olmasıyla tüm alanlarda yeniden yapılanma sürecinin yurtiçi ve yurtdışındaki Suriyelilerin sermayeleriyle yapılacağını ifade etti.

El Esad yeniden yapılanma sürecinde Suriye’nin dostları ve müttefiklerinin de katkıları olacağına işaret ederken, gerek beşeri kaynaklar gerekse finans açısından yeniden yapılanma sürecine ilişkin hiçbir endişenin olmadığını söyledi.

Avrupalılar Yardım İçin Değil, Para Kazanmak İçin Gelmek İstiyor

Avrupalı çok sayıda şirketin Suriye’de yatırımlarda bulunma baş vurularında bulunduklarını söyleyen el Esad; hükümetlerin desteği ve teşviki ile başvuruda bulunan bu şirketlerin gizli bir şekilde temaslarda bulunduklarını ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad; Avrupalıların Suriye’ye ve Suriyelilere yardım için gelmeyeceklerini, onların sadece ve sadece kendi çıkarları ve para kazanmak için geleceklerini vurguladı.

Bu devletlerin 2008 yılından beri ekonomik bir kriz yaşadıklarını ifade eden el Esad; Suriye’yi de ekonomik krizden kurtulmak için bir pazar olarak gördüklerini kaydetti. El Esad fakat Suriye’nin terörü destekleyen devletlerin yeniden yapılanma sürecine katkı sağlamalarına kesinlikle izin vermeyeceğinin bir kez daha altını çizdi.

Halk Savaşı Nitelikleri Mevcut Değildir

Suriye’de yaşananların bir nevi halk savaşı olduğu iddialarına ilişkin soruya cevabında el Esad; halk savaşının dini, mezhepsel ya da etnik kaynaklı olduğuna dikkat çekti.

El Esad fakat Suriye’de yaşananların bu özelliklere sahip olmadığına vurgu yaparken, farklı dinlerden, mezheplerden ve etniklerden insanların devlet kontrolü altındaki bölgelerde sevgi ve kardeşlik ortamı içinde yaşadıklarını belirtti.

El Esad mezhepsel, dinsel ya da etniksel temellere dayalı vatandaşların birbirleriyle dayanışma içinde olduklarını, savaşın da bu dayanışmayı yıpratmak yerine pekiştirdiğini vurguladı.

Bir diğer noktanın ise Suriye’de insanların birbirlerine ateş açmadıklarını belirten el Esad; belli başlı devletlerin destek, yönlendirme ve provokasyonda bulundukları teröristlerin vatandaşlara ve devlete karşı terör saldırılarında bulunduklarını kaydetti.

Sözlerine devam eden el Esad karanlık ideolojiye sahip bu teröristlerin dünyanın hiçbir ülkesinde toplumu teşkil etmediğini söyledi.

Adaylığım Halkımın İradesine ve İsteğine Bağlıdır

Yeni bir cumhurbaşkanlığı dönemine aday olup olmayacağı sorusuna cevabında el Esad; seçimlere henüz üç yıl süre kaldığını, bu konuda karar vermek için de zamanın erken olduğunu ifade etti.

El Esad aday olmasında iki temel faktörün bulunduğuna dikkat çekerken, ilkinin kendisinin isteği ve iradesi olduğunu belirtti. Bir diğer faktörün ise Suriye halkının isteği ve iradesi olduğunu vurgulayan el Esad; kendi iradesi ve isteğinin ise halkın iradesi ve isteğine bağlı olduğunu kaydetti.

El Esad her şeye rağmen Suriye ve halkının çıkarlarını savunma ve onlar için bir şeyler yapma olanağına sahip olmadığını düşünmesi halinde aday olmayacağını belirtti.

Bu Sadece Suriye ve Halkını İlgilendiriyor

BM’nin talep ettiği anayasal reformlar konusunda ise el Esad; herhangi bir reform ya da anayasa düzenlemesinin cumhurbaşkanı ya da hükümetle ilgisi olmadığını ifade etti. El Esad yapılacak herhangi bir anayasal değişiklik ya da düzenlemenin halkla ilgili olmasıyla bunun mutlaka halkın iradesi, onayı ve desteği ile olması gereğinin altını çizerken, dolayısıyla böyle bir şeyin halk oylaması ile yapılacağını vurguladı.

Suriye anayasasının BM ya da herhangi bir devletle ilgisi olmadığını belirten el Esad; bunun sadece ve sadece Suriye ve halkını ilgilendirdiğinin bir kez daha altını çizdi.

ABD Başkanları Kararlarının Efendileri Değildir

Gerekmesi halinde ABD başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; ABD başkanlarının kendi kararlarının efendileri olmadıklarını belirtti.

Sözlerine devam eden el Esad; ABD başkanlarının ABD’de belli başlı lobiler, ana medya araçları,büyük şirketler, mali kurumlar, petrol ve silah şirketleri ve benzeri taraflar ya da grupların rehineleri olduğunu ifade etti.

Dolayısıyla ABD başkanlarının sözlerine güvenmenin doğru olmadığını belirten el Esad; söz ve davranışlarının uyumlu olmadığını söyledi.

Bunun ışığında ABD ile temaslarda bulunmanın zaman kaybı ve boş çabadan ibaret olduğunu ifade eden el Esad; sırf ABD’li oldukları için onlarla konuşmanın da kendisini mutlu etmeyeceğini sözlerine ekledi.

Sahte Politika ve Politikacıların Sahte Hikayelere İhtiyacı Vardır

Batılı devletlerin kendisine bulunduğu suçlamalar ve bunun duygusal etkilerine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’de yaşanan acıların bu saçma ev asılsız iddialardan çok daha büyük olduğunu belirtti.

El Esad Batılı devletler, müttefikleri ve yandaş medya araçlarının bile bile yalan söylediklerini, yalan olduğunu bilmesiyle etkilenmediğini ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad asıl meselenin Batılı devletlerde artık gerçek devlet adamlarının bulunmadığını belirtti. Gerçek devlet adamları yerine sahte politikacılar ve sahte politikaların yer aldığını ifade eden el Esad; sahte politika ve politikacıların da sahte hikayelere ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

El Esad bu devletlerin kimyasal saldırı gibi Suriye’ye bulundukları asılsız suçlamaların da bu sahte politikanın bir parçası olduğunu belirtti.

Batılı politikacıların ahlak ve değer ilkelerinden yoksun olduklarını ifade eden el Esad; bu gibi şahısların pek ciddiye alınmamaları gerektiğini söyledi.

Asıl Tehlike Taşıdıkları Karanlık İdeolojidir

Radikal teröristlerin yok edildikleri bölgelere geri dönme olasılığına ilişkin soruya cevabında el Esad; bu meselede asıl tehlikenin taşıdıkları radikal ideoloji olduğunun altını çizdi.

Radikal ideolojinin özellikle altmışlı yılların sonlarından itibaren başta Vahhabi Suudi rejimi ve ABD tarafından ciddi şekilde desteklenmeye başlandığını kaydeden el Esad; Batılıların başka devletlere edat olarak kullandıkları bu radikal teröristlerin sadece Suriye’de değil, farklı bölgelerde yeniden görülmelerinin olası bir durum olduğunu vurguladı.

El Esad radikal ideolojiye sahip olan ve belli başlı devletler tarafından desteklenip edat olarak kullanılan bu teröristlerin sadece Suriye değil, tüm dünya ve halklarına karşı en büyük tehlikelerden birini teşkil ettiğinin bir kez daha altını çizdi.

Batılı devletlerin bu radikal teröristleri her defasında farklı isimler altında kullandıklarına dikkat çeken el Esad; isim ve yöntemi değiştirerek edat kullandıklarını kaydetti.

El Esad radikal teröristlerin Rusya dahil dünyanın birçok devletinde bulunduklarına işaret ederek, dolayısıyla Suriye’de teröre karşı savaşan devletlerin sadece Suriye’yi değil, kendilerini de savunduklarını vurguladı.

Suriye ve Halkının Güvenlik ve Selameti Devletin Sorumluluğudur

Suriye’nin kuzeyinin nasıl işgalden kurtarılacağı ve ABD ile Türkiye arasındaki anlaşmanın Suriye toprakları üzerinde icra edilmesine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’nin ilk baştan beri kontrol dışı kalan bölgelerde iki yöntem izlediğini ifade etti.

İlk yöntemin ulusal uzlaşma olduğunu belirten el Esad, bunun çok sayıda bölgede başarılı olduğunu, bu bölgelerin terörden kurtarılıp normal yaşamına döndüklerini kaydetti.

El Esad silah bırakma ve uzlaşmayı reddeden teröristlere karşı ise askeri yöntemin izlendiğini ifade ederken, devletin vatan topraklarının her karışında kontrol ve güvenliği sağlayacağının bir kez daha altını çizdi. Güç ve askeri yöntemin tercih meselesi değil de zorunluluk olduğunu vurgulayan el Esad; Suriye ve halkının güvenliğini sağlamanın devletin zorunluluğu ve sorumluluğu olduğunu ifade etti.

ABD Türkiye’yi Edat Olarak Kullanıyor

ABD ve Türkiye’nin Suriye’de bir kısım bölgeleri bölüşüp kontrollerine almaları konusunda ise el Esad; bu yönde ortaya çıkan tüm söylemlere inanılmaması gerektiğini ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad; Türkiye’nin ABD’nin kontrolü ve hegemonyasında olduğunu ifade ederken, Türkiye’yi Suriye’ye salanın ABD olduğunu belirtti.

Erdoğan rejiminin daha önce Suriye’ye girme planı yaptığına dikkat çeken el Esad; fakat bunun o zaman ABD tarafından engellendiğini söyledi. El Esad ABD’nin o zaman edatları olan terör örgütlere güvendiğini, Erdoğan rejiminin Suriye’ye girmesine gerek duymadığını belirtti.

ABD Kukla Devletlere Rol Dağılımı Yapıyor

ABD’nin Suriye’nin doğusunda IŞİD’i, kuzeyinde Nusra Cephesini, güneyinde de Nusra Cephesi ve IŞİD’i desteklediğine vurgu yapan el Esad; Suriye ve halkına karşı ajandasında bölge ve sürece göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi rejimlere rol dağılımı yaptığını ifade etti.

Edatları olan terör örgütlerin hezimetlere uğramaları ardından ABD’nin Türkiye’ye Suriye girmesi için talimat verdiğine vurgu yapan el Esad; amacın savaş süresini uzatmak, daha fazla ölüm, yıkım ve kaosun olmasını sağlamak olduğunu kaydetti.

El Esad bu bölgelerin sadece ve sadece ABD’nin kontrolünde olduğunu, diğer tüm güç ve terör örgütlerin sadece edatlardan ibaret olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı el Esad sonuç itibarıyla gerek İngiltere, gerek Fransa, gerek Türkiye, Suudi Arabistan ya da bu gibi devletlerin ABD’nin elinde olan kukla rejimlerden başka bir şey olmadığının altını çizdi.

Check Also

Putin: Avrupa’da Enerji Fiyatları Hızla Artıyor

MOSKOVA – Avrasya Ekonomik Birliği Zirvesi çalışmaları bugün Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Birlik devlet başkanlarının huzurunda …